5447 Güncellemesi, KOSGEB ve TÜBİTAK Çağrıları
Bilişim destekleri, Ar-Ge teşvikleri ve bilişim ihracatı gündemi hızlandı.
Bilişim destekleri 2026 yılının başından bu yana önemli gelişmeler yaşıyor. 5447 sayılı Karar güncellemesi, KOSGEB Kapasite Geliştirme başvuruları, TÜBİTAK 2026 Ar-Ge çağrıları ve oyun sektöründeki regülasyon tartışmaları bu yazıda detaylı şekilde ele alınmaktadır.
2026 Yılında Bilişim Destekleri Neden Kritik Hale Geldi?
2026 yılı, Türkiye’de bilişim sektörü açısından yalnızca teknolojik gelişmelerin değil, aynı zamanda destek ve teşvik mekanizmalarının yeniden şekillendiği bir dönem olarak öne çıkmaktadır.
Yazılım, oyun, yapay zekâ ve SaaS alanında faaliyet gösteren firmalar için artık yalnızca ürün geliştirmek yeterli değildir. Küresel pazarlara açılmak, markalaşmak ve sürdürülebilir ihracat yapmak için doğru destek stratejisinin kurgulanması gerekmektedir.
Bu noktada öne çıkan üç temel başlık bulunmaktadır:
- 5447 sayılı Karar kapsamındaki bilişim ihracatı destekleri
- KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programı
- TÜBİTAK 2026 Ar-Ge çağrı takvimi
Bunlara ek olarak, oyun sektörüne yönelik yeni regülasyon tartışmaları da sektör dinamiklerini doğrudan etkilemektedir.
5447 Sayılı Karar’da Yeni Düzenleme: İhracat ve Pazarlama Odağı Güçleniyor
5447 sayılı Karar, Türkiye bilişim sektörünün uluslararasılaşmasını destekleyen temel mevzuat çerçevesidir. Yazılım, dijital oyun, mobil uygulama ve bilişim hizmetleri ihracatı yapan firmalar için önemli mali destek mekanizmaları sunmaktadır.
2026 yılı itibarıyla 5447 sayılı Karar’da yapılacak yeni düzenlemelerin son aşamaya geldiği ve yakın zamanda yayımlanarak yürürlüğe girmesinin beklendiği bilinmektedir.
Yeni dönemde öne çıkan yaklaşım:
- Daha güçlü ihracat odağı
- Pazarlama ve pazara giriş desteklerinin güçlendirilmesi
- Firmaların yurt dışına yönlendirilmesi
- Uluslararası marka inşasına katkı sağlayan desteklerin artırılması
Bu çerçevede bilişim ihracatı destekleri yalnızca harcama geri ödemesi değil, stratejik yönlendirme aracı haline gelmektedir.
Özellikle yazılım ihracatı yapan firmalar için 5447 kapsamındaki desteklerin doğru planlanması, küresel pazarlarda sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşımaktadır.
5447 Kapsamında Belgelendirme Desteği: İhracatta Güven Eşiği
5447 sayılı Karar kapsamında yer alan belgelendirme desteği, 2026 yılında stratejik önemini korumaktadır.
Belgelendirme desteği kapsamında desteklenen başlıca kalemler:
- ISO kalite belgeleri
- ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi
- CE ve uygunluk belgeleri
- Yazılım güvenlik test ve sertifikasyon süreçleri
- Sektörel kalite belgeleri
Destek oranı genel olarak %50 ile %70 arasında değişmektedir.
Yazılım ve oyun firmaları için belgelendirme yalnızca bir mevzuat gerekliliği değildir. Uluslararası müşteriler ve kurumsal alıcılar açısından bu belgeler:
- Güven unsuru
- İhale katılım kriteri
- Siber güvenlik uyum göstergesi
- Kurumsal olgunluk göstergesi
niteliği taşımaktadır.
Bu nedenle 2026 yılında belgelendirme desteğinin ihracat stratejisi ile entegre şekilde planlanması gerekmektedir.
KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programı (1–28 Şubat 2026)
KOSGEB Kapasite Geliştirme Destek Programı, 2026 yılında bilişim firmaları için önemli bir finansman aracıdır.
Başvurular 1–28 Şubat 2026 tarihleri arasında alınmaktadır.
Program kapsamında desteklenen başlıca alanlar:
- Makine ve teçhizat yatırımları
- Yazılım ve lisans giderleri
- Personel giderleri
- Test ve analiz hizmetleri
- Üretim ve teknik kapasite artırımı
Bilişim firmaları açısından bu destek özellikle şu alanlarda değerlendirilebilir:
- SaaS altyapısının güçlendirilmesi
- Yapay zekâ projeleri için donanım yatırımı
- Oyun stüdyolarında teknik ekipman yatırımı
- Sunucu ve veri işleme kapasitesinin artırılması
KOSGEB kapasite geliştirme desteği, 5447 kapsamındaki bilişim ihracatı desteklerine geçiş öncesinde altyapı hazırlığı açısından stratejik bir adımdır.
TÜBİTAK 2026 Ar-Ge Çağrı Takvimi
Diğer taraftan, 2026 yılı için TÜBİTAK Ar-Ge çağrı takvimi netleşmiştir. Teknoloji firmaları için öne çıkan programlar şunlardır:
1501 – Sanayi Ar-Ge Projeleri
1507 – KOBİ Ar-Ge Başlangıç
1511 – Öncelikli Alanlar
1707 – Siparişe Dayalı Ar-Ge
Özellikle 1501 ve 1507 programları yazılım ve teknoloji firmaları açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.
Ancak Ar-Ge desteğinin tek başına yeterli olmadığı unutulmamalıdır.
Ar-Ge → Belgelendirme → Pazara Giriş → İhracat zincirinin birlikte planlanması gerekmektedir.
Şunu da unutmamak gerekli, TÜBİTAK destekleri, ürün geliştirme sürecini güçlendirirken; 5447 sayılı Karar kapsamındaki destekler ticarileşme ve uluslararasılaşma sürecini desteklemektedir.
Oyun Sektörü ve Yeni Regülasyon Tartışmaları
2026 yılında oyun sektörü yalnızca ekonomik değil, regülasyon açısından da önemli bir döneme girmiştir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayımlanan oyun içeriklerine ilişkin genelge, sektörde tartışmalara yol açmıştır.
Sektör temsilcileri tarafından dile getirilen başlıca endişeler:
- İçerik denetim sınırlarının belirsizliği
- Uyum maliyetlerinin artışı
- Yatırımcı güveninin etkilenmesi
- Bazı firmaların yurt dışına yönelme ihtimali
Türkiye, mobil oyun ve dijital içerik ihracatında güçlü bir konum elde etmiş durumdadır.
Bu nedenle regülasyon tasarımında:
- Şeffaflık
- Öngörülebilirlik
- Sektörle istişare
ilkeleri kritik önem taşımaktadır.
Dengeli bir yaklaşım, hem çocuk ve gençlerin korunması amacını hem de oyun sektörünün küresel rekabet gücünü birlikte destekleyebilir.
2026 İçin Stratejik Yol Haritası: Destekleri Entegre Planlamak
2026 yılında bilişim firmaları için en kritik konu, destekleri ayrı ayrı değil entegre bir sistem içinde değerlendirmektir.
Önerilen sıralama:
- KOSGEB ile kapasite artırımı
- TÜBİTAK ile Ar-Ge derinleşmesi
- 5447 kapsamında belgelendirme ve pazara giriş
- Uluslararası pazarlama ve marka stratejisi
Bilişim destekleri 2026 yılında yalnızca mali katkı sağlamamakta; aynı zamanda firmaların küresel yönelimini belirleyen politika araçları haline gelmektedir.
Sonuç: 2026, İhracat Odaklı Büyümenin Yılı
Sonuç olarak, yazılım ihracatı, dijital oyun ihracatı ve bilişim hizmetleri ihracatı açısından 2026 yılı belirleyici bir dönem olacaktır.
5447 sayılı Karar’daki yeni düzenlemeler, KOSGEB kapasite geliştirme destekleri ve TÜBİTAK 2026 Ar-Ge çağrıları birlikte değerlendirildiğinde:
- İhracata yönlendiren
- Pazarlama gücünü artıran
- Kurumsal olgunluğu teşvik eden
- Uluslararası rekabeti güçlendiren
bir destek mimarisi ortaya çıkmaktadır.
Bilişim firmalarının bu süreci stratejik planlama ile yönetmesi, yalnızca desteklerden yararlanma oranını değil; küresel pazarlardaki kalıcılığını da belirleyecektir.
KOSGEB tarafından yürütülen Girişimci Destek Programı, 2026 yılı itibarıyla İş Geliştirme Destekleri kapsamında önemli bir güncellemeden geçti.
Bu güncelleme ile birlikte firmalar için iki farklı finansman yaklaşımı net şekilde ayrışmış oldu.
Bu yazıda;
- KOSGEB İş Geliştirme Desteği nedir?
- Faiz/Kâr Payı Desteği hangi ihtiyaçlara hitap eder?
- Hangi destek, hangi firma için daha uygundur?
sorularını sade ve anlaşılır bir çerçevede ele alıyoruz.
Bu noktada KOSGEB resmi sitesinden yayınlanan Girişimci Destek Programı 2026 Yılı 1. Dönem Başvuruları ile ilgili yazıyı da buradan inceleyebilirsiniz.
KOSGEB İş Geliştirme Desteği Nedir?
KOSGEB İş Geliştirme Desteği, girişimlerin yatırım, büyüme ve ölçeklenme süreçlerini desteklemek amacıyla uygulanan proje bazlı bir destek mekanizmasıdır.
Bu destek kapsamında firmaların, doğrudan projeye bağlı harcamaları desteklenir.
Desteklenen gider kalemleri
- Proje ile ilişkili personel giderleri
- Makine, teçhizat ve kalıp alımları
- Yazılım giderleri
- Hizmet alımları (eğitim, danışmanlık, test–analiz, belgelendirme, pazarlama, tasarım, sınai mülkiyet hakları vb.)
Destek tutarı ve süresi
- Azami 1.500.000 TL
- %80 oranında, geri ödemeli
- Proje süresi: 36 ay
Girişimcinin genç, kadın, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olması durumunda destek üst limitine 150.000 TL ilave edilmektedir.
İş Geliştirme Faiz/Kâr Payı Desteği Nedir?
KOSGEB tarafından sunulan İş Geliştirme Faiz/Kâr Payı Desteği, yatırım harcaması yapmaksızın, işletme sermayesi ihtiyacına odaklanan bir destek unsurudur.
Bu destek, özellikle güçlü bir projeye sahip olmasına rağmen ana destekten yararlanamayan girişimler için önemli bir alternatif sunar.
Temel özellikler
- Kredi üst limiti: 1.000.000 TL
- Destek oranı: Faiz / kâr payı maliyetinin %50’si
- Destek süresi: 36 ay
- Geri ödemesiz
Bu destekten, İş Geliştirme Desteği’ne başvurup jüri puanı 50 ve üzeri alan ancak sıralamaya girerek ana desteği alamayan kadın ve genç girişimciler yararlanabilmektedir.
Bu Destek Kapsamında Nelere Dikkat Edilmeli?
Ayrıca faiz/kâr Payı Desteği değerlendirmesinde bazı kriterler kritik öneme sahiptir:
- Her 3 aylık dönemde SGK prim gün sayısının en az 90 gün olması
- Finansal kuruluşlar tarafından yapılan mali analiz sonucunun olumlu olması
Bu kriterlerin sağlanmaması halinde destek ödemesi yapılmamaktadır.
Hangi Destek, Hangi Firma İçin Daha Uygun?
Ayrıca destek seçimi yapılırken tek bir “doğru” yoktur.
Bu noktada, firmanın mevcut durumu ve hedefleriyle uyumlu bir destek modeli belirlemektir.
- İş Geliştirme Desteği
→ Yatırım yapmak, kapasite artırmak ve ölçeklenmek isteyen firmalar için uygundur. - Faiz / Kâr Payı Desteği
→ Kısa ve orta vadede nakit akışını güçlendirmek isteyen firmalar için daha uygun bir seçenektir.
Bu noktada yanlış veya zamansız yapılan tercihler, ilerleyen süreçte hak ve zaman kayıplarına yol açabilmektedir.
Ayrıca buraya tıklayarak KOSGEB desteklerine ilişkin detayları ele aldığımız yazımızı da inceleyebilirsiniz.
BİLDEM Olarak Yaklaşımımız
Özetle BİLDEM olarak KOSGEB desteklerini yalnızca bir başvuru süreci olarak ele almıyoruz.
Bu noktada bizim için asıl değer;
- doğru destek türünün belirlenmesi,
- teknik ve mali analizlerin baştan yapılması,
- destek mekanizmasının firmanın büyüme stratejisiyle uyumlu kurgulanmasıdır.
Sonuç olarak yaklaşım, desteklerden gerçek anlamda fayda sağlanmasını mümkün kılar.
Sonuç: Destek Kararı, Stratejik Bir Karardır
Ancak KOSGEB İş Geliştirme Desteği ve Faiz / Kâr Payı Desteği,
farklı ihtiyaçlara hitap eden iki ayrı araçtır.
Özellikle bu araçlardan hangisinin tercih edileceği;
firmanın mali yapısı, büyüme hedefleri ve zamanlaması dikkate alınarak belirlenmelidir.
Son olarak doğru analizle yapılan destek tercihi,
büyüme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraçtır.
Bilişim Sektörü İçin Destek Stratejisinin Sayılar ve Eğilimler Üzerinden Analizi
T.C. Ticaret Bakanlığı, bilişim hizmetleri sektörüne yönelik EK-36B Yurt Dışı Etkinlik Desteği kapsamında 2026 yılı desteklenen yurt dışı etkinlik listesini yayımladı.
2025 ve 2026 listeleri birlikte incelendiğinde, yalnızca yıllık bir güncellemeden değil; destek politikasında belirgin bir strateji değişiminden söz etmek mümkün.
Öncelikle bu listeler;
- hangi pazarlara odaklanıldığını,
- hangi etkinlik türlerinin önceliklendirildiğini,
- ve 2026 yılına yönelik ihracat vizyonunun nasıl şekillendiğini
açık biçimde ortaya koyuyor.
Bu yazıda 2025 ve 2026 listelerini birlikte ele alarak:
- desteklenen etkinlik sayılarındaki değişimi,
- coğrafi yoğunlaşmaları,
- konu ve tema kırılımlarını,
- ve 2026 listesinde öne çıkan stratejik yaklaşımı
rakamlar ve eğilimler üzerinden analiz ediyoruz.
Destek Kapsamındaki Etkinlik Sayıları: Seçici Bir Daralma
2025 yılında 5447 sayılı karar kapsamında yurt dışı etkinlik desteği listesinde etkinlik sayısı 304 iken, 2026 yılı için yayımlanan güncel listede bu sayı 187’ye düşürülmüş.
2026 listesinde desteklenen etkinlik sayısında yaklaşık %38’lik bir azalma mevcut.
Bu tablo, destek mekanizmasının artık:
- nicelikten çok stratejik uygunluğa,
- ihracat potansiyeline,
- ve doğrudan iş geliştirme etkisine
odaklandığını gösteriyor.
Başka bir ifadeyle, daha az ama daha hedefli bir destek yaklaşımı söz konusu.
Coğrafi Analiz: Odak Pazarlar Netleşiyor
2025 – Geniş Coğrafi Yayılım
2025 listesinde en çok etkinlik desteklenen ülkeler:
- ABD (42)
- Birleşik Krallık (26)
- BAE (26)
- Almanya (24)
- İspanya (14)
Başka bir ifadeyle bu dağılım; Avrupa, Kuzey Amerika ve Körfez ülkelerini kapsayan geniş bir coğrafi yayılım şeklineydi.
2026 – Merkez Pazarlara Derinleşme
2026 listesinde öne çıkan ülkeler ise:
- ABD (22)
- Birleşik Krallık (15)
- Almanya (14)
- BAE (9)
- Fransa (8)
Yeni listede özellikle ABD ve Batı Avrupa belirgin biçimde öne çıkıyor.
İspanya gibi daha çevresel pazarların ağırlığı azalıyor.
Bu tablo, Türk bilişim firmalarının satışa ve ölçeklenmeye en hızlı ulaşabileceği çekirdek pazarlara odaklanıldığını açıkça gösteriyor.
Konu ve Tema Analizi: Hangi Etkinlikler Öne Çıkıyor?
Bunun yanı sıra etkinlik adları üzerinden yapılan tematik sınıflandırma, destek yaklaşımındaki dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor.
2025 Tematik Dağılım
- Pazarlama & Dijital Zirveler: 55
- E-ticaret & Retail: 19
- FinTech: 15
- Oyun & Eğlence: 8
- SaaS & Yazılım: 5
- Diğer (çok geniş başlıklar): 202
Bununla beraber 2025 listesinde oldukça geniş ve kapsayıcı bir tema seti dikkat çekiyor.
2026 Tematik Dağılım
- Pazarlama & Dijital: 57
- Oyun & Eğlence: 13
- FinTech: 8
- E-ticaret & Retail: 3
- SaaS & Yazılım: 2
- Ayrıca diğer: 104
özetle güncel listede:
- pazarlama, dijital satış ve büyüme odaklı etkinliklerin payı artıyor,
- oyun sektörü görece güçleniyor,
- e-ticaret ve genel yazılım etkinliklerinde ise belirgin bir daralma görülüyor.
2026 EK-36B Listesinden Okunan Destek Stratejisi
Öte yandan 2026 listesi, bilişim firmalarına üç güçlü stratejik sinyal veriyor:
1. Satış ve Ölçeklenme Odaklılık
Ayrıca teknik içerikli konferanslardan ziyade;
- müşteri kazanımı,
- iş ortaklığı geliştirme,
- doğrudan gelir yaratma potansiyeli
olan etkinlikler ön plana çıkıyor.
2. Global Merkezlere Yönelim
Özellikle ABD, Birleşik Krallık ve Almanya;
“herkesin olduğu pazarlar” değil,
oyunun kurallarının yazıldığı merkezler olarak görülür.
3. Seçici ve Sinyali Güçlü Bir Liste
Bunun yanında 2026 listesi firmalara açık bir mesaj veriyor:
Her etkinlik destek kapsamında değerlendirilmiyor.
Ancak doğru pazar + doğru etkinlik + doğru zaman bir araya geldiğinde, destek mekanizması güçlü biçimde devreye giriyor.
Aynı zamanda bu destek kalemi hakkında daha fazla bilgi alabilmek için Yurt Dışı Etkinlik Bireysel ve Milli Katılım Desteği başlıklı sayfamıza göz atabilirsiniz.
Sonuç: Yurt Dışı Etkinlik Desteği Kapsamında Firmalar Bu Listeleri Nasıl Okumalı?
Sonuç olarak 2025 ve 2026 listeleri birlikte değerlendirildiğinde, EK-36B artık yalnızca bir katılım desteği değil; bilişim firmaları için stratejik bir yol haritası niteliği taşıyor.
Yani bu listeler firmalara şu soruların cevabını veriyor:
- Hangi pazara odaklanmalıyım?
- Hangi etkinlik gerçekten iş geliştirme potansiyeli taşıyor?
- 2026 yılında hangi başvurular daha güçlü değerlendirilir?
Dolayısıyla biz BİLDEM olarak bu listeleri yalnızca “neresi desteklenir?” sorusuyla değil;
“firmanın ihracat yolculuğunda hangi adım, ne zaman atılmalı?” perspektifiyle okuyoruz.
Çünkü bu süreçte doğru etkinlik seçimi, yalnızca destek almak için değil; ihracatı büyütmek için önem arz eder.
Türkiye bilişim ve teknoloji sektörünün küresel pazarlarda daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşması amacıyla yürürlüğe alınan 5447 sayılı Türkiye Bilişim Sektörünün Uluslararasılaşması ve E-Turquality (Bilişimin Yıldızları) Kararı, son yıllarda ihracat odaklı büyümenin en kritik araçlarından biri hâline gelmiştir.
Öncelikle bu karar kapsamında geliştirilen en stratejik modellerden biri ise Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri (UTPO) modelidir.
Bu çerçevede, Yıldız Teknopark Londra ofisinin UTPO kapsamına alınması, hem sektörümüz hem de ihracat hedefi olan teknoloji firmaları açısından son derece kıymetli bir gelişmedir.
UTPO Modeli Nedir?
UTPO (Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi), bilişim ve teknoloji firmalarının yalnızca yurt dışında tanıtılmasını değil;
aynı zamanda şirketleşmesini, yerleşmesini ve pazarda kalıcı şekilde konumlanmasını hedefleyen bütüncül bir yapılanma modelidir.
Örneğin klasik destek mekanizmalarından farklı olarak UTPO modeli:
- Firmaların bireysel olarak üstlendiği hukuki, mali ve operasyonel süreçleri,
- İş birliği kuruluşu çatısı altında, merkezi ve profesyonel biçimde yönetir.
- Yurt dışına açılma sürecinde karşılaşılan bürokratik yükü ve hata riskini önemli ölçüde azaltır.
Sonuç olarak UTPO, yalnızca bir devlet desteği değil; stratejik bir yurt dışı yapılanma ve ölçeklenme aracıdır.
5447 Sayılı Karar ve UTPO’nun Stratejik Rolü
5447 sayılı Karar’ın temel amacı, bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmaların:
- Uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırmak
- İhracat kapasitelerini artırmak
- Küresel ölçekte rekabet edebilir hâle gelmelerini sağlamaktır
UTPO’lar bu hedeflere şu açılardan doğrudan katkı sunar:
- Kümelenme (cluster) yaklaşımı ile firmaların pazara tek tek değil, birlikte girmesini sağlar
- Türkiye teknoloji ekosisteminin yurt dışında daha güçlü ve güvenilir algılanmasına katkı sunar
- Firmaların pazara giriş süresini kısaltır ve maliyetlerini düşürür
Yıldız Teknopark Londra UTPO’su Neden Önemli?
Ayrıca Yıldız Teknopark’ın Londra UTPO yapılanması, yalnızca bir ofis açılışı değildir. Bu yapı:
- Birleşik Krallık’ta şirket kurulumundan operasyonel yerleşmeye kadar uzanan
- Pazara giriş, satış, iş geliştirme, eğitim, danışmanlık ve tanıtımı kapsayan
- Uçtan uca bir yurt dışı yapılanma modeli sunmaktadır.
Ayrıca Yıldız Teknopark:
- İngiltere’de görev yapan T.C. Ticaret Bakanlığı ticaret müşavirleriyle yakın temas hâlinde çalışmakta,
- Daha önce bu pazara başarılı şekilde girmiş Türk teknoloji şirketlerinin saha deneyimlerinden yararlanmaktadır.
Bu sayede UTPO bünyesinde yer alan firmalar, pazarı deneme-yanılma yöntemiyle değil,
referanslı ve yönlendirilmiş bir yol haritası ile tanıma fırsatı elde eder.
UTPO’nun Firmalara Sağladığı Katma Değer
Ancak UTPO’yu yalnızca “%75 devlet desteği” olarak değerlendirmek eksik bir bakış açısıdır.
Gerçek katma değer;
- Kümelenme etkisi
- Kurumsal güvenilirlik
- Ortak öğrenme ve deneyim paylaşımı
- Prestijli lokasyonlarda ekosistem erişimi
- Bürokratik yükün azalması
- Pazara giriş hızının artması
gibi maddi olmayan ancak uzun vadede belirleyici avantajlarda ortaya çıkar.
Firmalar İçin UTPO Rehberi
BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi olarak çalıştığımız firmalar için:
- UTPO’nun ne olduğu
- Nasıl çalıştığı
- Ödeme ve destek mekanizması
- Kimler için uygun, kimler için daha az uygun olduğu
- UTPO’ya katılmadan önce dikkat edilmesi gereken hususlar
başlıklarını içeren kapsamlı ve şeffaf bir UTPO bilgilendirme rehberi hazırladık.
Amacımız; firmaların UTPO’ya doğru beklentiyle, kendi ölçeklerini ve hedeflerini dikkate alarak karar vermelerini sağlamaktır.
5447 Sayılı Karar kapsamında Ticaret Bakanlığı desteklerine yönelik kalemleri açıkladığımız yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.
Sonuç: UTPO Her Firma İçin Değil, Doğru Firma İçin Çok Güçlüdür
UTPO modeli:
- “Hiç maliyet olmadan destek alayım” yaklaşımı değildir
- Ancak devlet destekli, maliyeti düşürülmüş ve profesyonel bir yurt dışı yapılanma aracıdır
Sonuç olarak doğru firma için UTPO:
- Özellikle; zaman kazandırır
- Riskleri azaltır
- Uluslararası pazarlarda kalıcı olmayı kolaylaştırır
Bu nedenle 5447 sayılı Karar kapsamında yürütülen UTPO projelerini,
Türkiye bilişim sektörünün küresel ölçekte büyümesi adına son derece değerli buluyor;
başta T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü ve Londra UTPO projesini hayata geçiren Yıldız Teknopark olmak üzere tüm paydaşları tebrik ediyoruz.
5447 Sayılı Karar Kapsamında Bilişim Firmaları İçin Doğru Strateji ve Yol Haritası
Türkiye’de bilişim destekleri 5447 saylı karar kapsamında uygulanmaktadır. Sektörde faaliyet gösteren firmalar için devlet destekleri, ihracata açılma ve uluslararası pazarlarda büyüme açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Buna rağmen sahadaki uygulamalara bakıldığında, bilişim desteklerinin sıklıkla “hayal kırıklığı” olarak tanımlandığı görülmektedir.
Ancak bu algının temelinde, destek mekanizmasının kendisinden çok yanlış beklentiler ve hatalı kurgular yer almaktadır. Gerçekte bilişim destekleri; doğru planlandığında ve stratejik bir çerçevede ele alındığında, firmaların yurt dışında kalıcı hale gelmesini, markalaşmasını ve sürdürülebilir ihracat yapmasını sağlayan güçlü bir araçtır.
Bu yazıda;
- 5447 sayılı Karar kapsamındaki bilişim desteklerinin temel mantığını,
- En sık yapılan hataları,
- Hangi firmalar için bu desteklerin uygun olduğunu,
- Desteklerden nasıl maksimum verim alınabileceğini
- ve BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi yaklaşımını
detaylı ve uygulamaya dönük bir bakış açısıyla ele alıyoruz.
Bilişim Desteklerinde İlk Yıl Neden Bu Kadar Önemli?
Bilişim destekleri söz konusu olduğunda ilk yıl, tüm sürecin temelini oluşturur.
Bu dönemde yapılan stratejik hatalar, ilerleyen yıllarda desteklerden tamamen kopulmasına yol açabilmektedir.
İlk yıl içerisinde genellikle şu adımlar atılır:
- Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) üyeliğinin tamamlanması
- Firmanın faaliyet alanına uygun destek kalemlerinin belirlenmesi
- Reklam, tanıtım, fuar, yazılım lisansı, hosting gibi harcamaların planlanması
- Destek başvurularının hazırlanması ve sürecin başlatılması
Ancak birçok firma bu süreci yalnızca “başvuru yapmak” olarak değerlendirmektedir.
Oysa bilişim desteklerinde asıl kritik unsur, başvurudan önce yapılan stratejik planlamadır.
Bilişim Desteklerinde En Sık Yapılan Hatalar
1. Eksik Belge Talebinde Süreci Bırakmak
Bilişim destekleri doğası gereği;
- belge ister,
- açıklama ister,
- revizyon ister.
Eksik belge talepleriyle karşılaşıldığında sürecin tamamen bırakılması, en sık karşılaşılan başarısızlık nedenlerinden biridir.
Oysa bu talepler, destek sisteminin doğal bir parçasıdır ve doğru yönetildiğinde destek alınmasının önünde bir engel oluşturmaz.
2. Hızlı Geri Ödeme Beklentisi
Bilişim destekleri, hemen nakde dönüşen bir finansman modeli değildir.
Harcama sonrası değerlendirme, inceleme ve ödeme süreçleri belirli bir zaman gerektirir.
Bu nedenle “ilk yıl ödeme gelmedi” gerekçesiyle destekleri başarısız ilan etmek, sistemin işleyiş mantığını yanlış okumak anlamına gelir.
Bilişim Destekleri 1 Yıllık Değil, 5 Yıllık Bir Stratejidir
Doğru yaklaşım nettir:
Bilişim destekleri kısa vadeli değil, uzun vadeli bir ihracat stratejisidir.
- Reklam ve dijital pazarlama destekleri
- Marka tescil süreçleri
- Yurt dışı fuarlara bireysel veya milli katılım
- Pazar araştırmaları
- Yurt dışı birim ve temsilcilik faaliyetleri
Bu unsurlar birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan yapı taşlarıdır.
Tek tek ele alındığında sınırlı etki yaratabilirler.
Ancak bütüncül bir yol haritası içinde kurgulandıklarında firmayı yurt dışında kalıcı ve sürdürülebilir hale getirirler.
5447 Sayılı Karar Ne Amaçlıyor?
Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen 5447 sayılı Karar, Türkiye bilişim sektörünün uluslararasılaşmasını hedeflemektedir.
Bu Karar ile amaçlanan;
- Yazılım ve dijital hizmet firmalarının ihracat kapasitesini artırmak
- Firmaların yurt dışında markalaşmasını sağlamak
- Küresel pazarlarda rekabet gücünü yükseltmektir
Bu nedenle desteklerin;
- tek seferlik harcamalar için değil,
- ihracata başlama, sürdürme, büyüme ve markalaşma sürecinin tamamı için
kullanılması beklenmektedir.
Tek Kalem Destek Başvuruları Doğru mu?
Evet, tek bir harcama kalemi için destek başvurusu yapılabilir. Aynı zamanda desteklenen kalemleri sitemiz üzerinden kontrol edebilirsiniz.
Özellikle yüksek bütçeli reklam ve dijital pazarlama harcamalarında bu yöntem tercih edilebilmektedir.
Ancak burada kritik bir nokta vardır:
Özellikle tek kalemli başvurular mutlaka stratejik olarak değerlendirilmelidir.
Çünkü bilişim destekleri, parçalı değil bütüncül ele alındığında maksimum fayda sağlar.
Sahadan Örnekler: Firmalar Destekleri Nasıl Kullanıyor?
Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve farklı ölçeklerde faaliyet gösteren birçok bilişim firmasıyla çalışıyoruz.
Örneğin:
- İstanbul merkezli, global pazara SaaS çözümleri sunan firmalar; reklam, yazılım lisansı ve yurt dışı fuar desteklerini birlikte kurguluyor.
- Ankara ve İzmir’de faaliyet gösteren teknoloji firmaları; kamu ve özel sektör projelerinden elde ettikleri deneyimi desteklerle yurt dışına taşıyor.
- Antalya ve Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren dijital ürün firmaları; turizm, sağlık ve e-ticaret odaklı yazılımlarını destek mekanizmalarıyla uluslararası pazarlara açıyor.
Dolayısıyla bu firmaların ortak noktası şudur:
İlk yıl devletten geri ödeme beklemiyorlar.
Destekleri, bir yıl vadeli bir alacak gibi konumlandırıyorlar.
Sonraki yıllarda gelen ödemeler ise yeni reklam yatırımlarını, yeni pazarlara girişleri ve markalaşma faaliyetlerini finanse ediyor.
BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi Yaklaşımı
BİLDEM olarak bilişim desteklerini yalnızca mevzuat üzerinden değil;
- saha deneyimi,
- ihracat pratiği
- ve yönetim danışmanlığı bakış açısıyla ele alıyoruz.
5447 sayılı Karar başta olmak üzere;
- bilişim ihracatı destekleri,
- dijital pazarlama destekleri,
- fuar ve tanıtım destekleri,
- yazılım ve lisans destekleri
gibi tüm süreçleri firmaların uzun vadeli hedefleriyle birlikte planlıyoruz.
Ayrıca amacımız yalnızca destek almak değil;
destekleri kullanarak yurt dışında kalıcı ve güçlü markalar oluşturmak.
Sonuç: Her Firma İçin Değil, Doğru Firma İçin
Bilişim destekleri bir hayal kırıklığı değildir.
Ancak yanlış beklentilerle başlandığında öyle algılanabilir.
Bu destek sistemi;
- kısa vadeli düşünen,
- hızlı nakit beklentisi olan
firmalar için değil;
- uzun vadeli düşünen,
- yurt dışında kalıcı iz bırakmak isteyen,
- büyümeyi ve markalaşmayı hedefleyen
firmalar için uygundur.
Bu nedenle bilişim destekleri;
tek seferlik bir finansman aracı değil,
firmayı uluslararası pazarlarda güçlendiren stratejik bir yolculuk olarak değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi olarak biz,
bu yolculuğa hazır olan firmalarla; doğru zamanda, doğru kurguyla ve sürdürülebilir bir perspektifle ilerlemeye inanıyoruz.
Türkiye’nin yazılım ve bilişim ekosistemi, 2025 yılıyla birlikte hiç olmadığı kadar hızlı büyüyor. Özellikle 5447 sayılı Karar, KOSGEB programları, TÜBİTAK destekleri ve Teknokent avantajları sayesinde firmalar artık hem daha düşük maliyetle yurt dışına açılabiliyor hem de ürünlerini ölçeklendirebiliyor. Bu nedenle size bu yazıda bir bilişim destek rehberi oluşturduk.
Biz BİLDEM olarak, sektördeki 28 yıllık kamu deneyimimizle bilişim ve yazılım şirketlerinin tüm destek süreçlerini uçtan uca yönetiyoruz. Bununla birlikte, firmaların hangi desteklere gerçekten uygun olduğunu belirlemek için detaylı analizler yapıyor ve her şirket için özel yol haritaları oluşturuyoruz.
Bu rehberde, 2025 yılında yazılım ve teknoloji firmalarına sunulan tüm devlet desteklerini tek bir çatı altında toplamayı amaçladık. Böylece hem kapsamlı bir bilgi sunuyor hem de doğru stratejilerle bu desteklerden nasıl yararlanabileceğinizi bilişim destek rehberi ile açıklıyoruz.
1. 5447 Sayılı Karar – Yazılım İhracatının Temel Taşı
5447 sayılı Karar, Türkiye’nin bilişim ihracatını artırmak amacıyla hazırlanan en kapsamlı destek mekanizmasıdır. Bu nedenle yazılım, mobil uygulama, oyun, SaaS ve tüm bilişim tabanlı hizmet firmaları için kritik bir rol oynar.
Ayrıca kararın içeriği, hem maliyetleri azaltmak hem de global pazarlara giriş süreçlerini hızlandırmak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle, özellikle büyüme aşamasındaki firmalar için büyük bir kaldıraç etkisi yaratır.
5447 Kapsamında Desteklenen Giderler
1) Hosting, sunucu ve bulut giderleri
Yazılım firmalarının en önemli maliyet kalemlerinden biri olan bulut servisleri, bu destekle birlikte önemli ölçüde azalır. Ayrıca CDN, veri depolama, sunucu kiralama gibi giderler de kapsam içerisindedir.
2) Uluslararası reklam ve pazarlama giderleri
Google Ads, LinkedIn Ads, Meta reklamları, dijital pazarlama ajansı hizmetleri, reklam danışmanlığı ve hatta bazı sosyal medya içerik üretim giderleri destek kapsamındadır. Bu nedenle markalaşmak isteyen firmalar için ideal bir yapıdır.
3) Komisyon giderleri
App Store, Google Play, SaaS pazar yerleri gibi platformlara ödenen komisyonlar artık destekleniyor. Dolayısıyla uygulama ve SaaS şirketleri için bu kalem büyük bir avantaj sağlar.
4) Personel desteği
Geliştirici, test uzmanı, güvenlik mühendisi, ürün yöneticisi gibi pozisyonlarda çalışan personelin ücretleri belirli oranlarda desteklenmektedir. Böylece firmalar büyüme dönemlerinde mali yüklerini azaltabilir.
5) Danışmanlık giderleri
UI/UX, test-analiz, güvenlik, ürün stratejisi, pazarlama danışmanlığı gibi profesyonel hizmetler de destek kapsamındadır. Özellikle ihracata hazırlanan firmalar açısından bu kalem oldukça değerlidir.
2. KOSGEB 2025 – Girişimcilik ve Büyüme Destekleri
KOSGEB, 2025 yılında bilişim ve teknoloji girişimlerine yönelik desteklerini önemli ölçüde güçlendirdi. Ayrıca programın hem iş kurma hem iş geliştirme aşamalarında sunduğu hibeler, yazılım firmalarının ilk adımlarını kolaylaştırır.
İş Kurma Desteği – 0–1 yaş işletmeler
- Şahıs şirketi → 10.000 TL
- LTD / A.Ş. → 20.000 TL
- Kadın, genç, engelli, gazi, şehit yakını → +10.000 TL ek hibe
Bu destek özellikle ilk yıl nakit akışının zor olduğu dönemlerde işletmelere önemli bir katkı sağlar.
Personel Gideri Desteği – 3 yıl boyunca
Her yıl 360 prim günü olan çalışan için bir aylık brüt asgari ücretin işverene maliyeti kadar destek verilir. Dolayısıyla işletmeler, ilk ölçeklenme dönemlerinde ekip kurma konusunda daha özgür hareket edebilir.
İş Geliştirme Desteği – 0–3 yaş bilişim işletmeleri
Bu program, bilişim sektöründe en etkili desteklerden biridir.
- Üst limit: 1.500.000 TL
- Destek oranı: %80
- Kadın/Genç girişimci → +150.000 TL ek limit
- Desteklenen sektörler: 61, 62, 63, 72
Destekleyici giderler arasında yazılım geliştirme, makine-teçhizat, test-analiz, danışmanlık, patent, tasarım ve personel harcamaları yer alır. Böylece girişimciler ürünlerini daha güvenli, hızlı ve kaliteli şekilde geliştirme imkânı bulur.
3. TÜBİTAK Destekleri – Ar-Ge ve Yenilikçilik Odaklı Yapılar
TÜBİTAK, özellikle yapay zekâ, büyük veri, IoT, siber güvenlik gibi ileri teknoloji alanlarında çalışan yazılım firmaları için yüksek oranlı hibe programları sunar. Bu programlar hem ürünlerin teknolojik derinliğini artırır hem de firmaların global rekabete hazırlanmasını sağlar.
Ayrıca TÜBİTAK projeleri, firmanın Ar-Ge kültürünü kurmasına yardımcı olur.
1507 – KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı
- %75 hibe
- Ar-Ge odaklı yazılım projeleri
- İlk ürün geliştirme aşaması için idealdir
1512 – BİGG Programı
- Girişimcilere 900.000 TL’ye kadar destek
- Teminat yok, geri ödeme yok
- Üniversite öğrencileri ve mezunlar için büyük fırsat
Diğer Programlar: 1501, 1505, 1511, 1707
Bu programlar; personel, yazılım lisansları, donanım, test-analiz gibi çok geniş bir maliyet kalemini destekler. Böylece firmalar hem teknolojik geliştirme yapabilir hem de rekabetçi ürünler ortaya çıkarabilir.
4. Teknokent ve Ar-Ge Merkezi Destekleri
Teknokentler, bilişim firmaları için sadece bir ofis alanı değil, aynı zamanda büyük bir vergi avantajı mekanizmasıdır. Ayrıca teknokent ekosistemi firmaların büyüme hızını önemli ölçüde artırır.
Teknokent Avantajları
- Personel gelir vergisi stopajı muafiyeti
- SGK işveren hissesi desteği
- Yazılım teslimlerinde KDV muafiyeti
- Damga vergisi muafiyeti
- Ar-Ge gelirlerinde kurumlar vergisi avantajı
Bu nedenle yazılım ağırlıklı çalışan firmalar için teknokentlere giriş, maliyetleri doğrudan azaltan stratejik bir adımdır.
Ar-Ge Merkezi – 5746 Sayılı Kanun
En az 15 personeli bulunan şirketler için Ar-Ge merkezi açmak mümkündür. Böylece hem TÜBİTAK hem KOSGEB hem de yatırım teşvikleriyle uyumlu çalışan güçlü bir mali yapı oluşturulabilir.
5. Yatırım Teşvik Belgesi – Altyapı ve Büyüme Yatırımları İçin Avantajlar
Yatırım Teşvik Belgesi (YTB), yazılım şirketlerinin altyapı yatırımlarını destekleyen en geniş kapsamlı mekanizmalardan biridir. Özellikle donanım, sunucu, test altyapısı ve Ar-Ge ekipmanlarının alımında büyük mali avantaj sağlar.
YTB avantajları şunlardır:
- KDV istisnası
- Gümrük vergisi muafiyeti
- SGK işveren desteği
- Vergi indirimleri
- Faiz/kâr payı desteği
- Yatırım yeri tahsisi
Dolayısıyla büyümesini hızlandırmak ve altyapısını güçlendirmek isteyen bilişim firmaları için bu teşvik oldukça değerlidir.
6. Destek Süreçlerinde Yapılan En Yaygın Hatalar
28 yıllık kamu tecrübemizle biliyoruz ki, destek başvurularında yapılan hatalar genellikle birbirine benzer. Ancak birkaç kritik noktaya dikkat ederek bu hataların tamamı önlenebilir.
1) Yanlış NACE kodu kullanımı
Birçok firma, yanlış NACE koduyla başvuru yaptığı için desteklerden yararlanamaz. Bu nedenle şirket açılışında doğru NACE seçimi kritik öneme sahiptir.
2) Belgelerin eksik veya hatalı yüklenmesi
Özellikle DYS’de tarih, imza ve içerik tutarsızlıkları sıkça reddedilme sebebidir. Bu nedenle başvuru dosyasının profesyonel şekilde hazırlanması çok önemlidir.
3) Destek kapsamıyla uyuşmayan harcamalar
Örneğin reklam desteğinde ajans sözleşmesinin eksik olması, hosting faturalarında domain bedellerinin ayrıştırılmaması gibi detaylar reddedilmeye yol açabilir.
4) Stratejik yol haritasının yanlış kurulması
KOSGEB → TÜBİTAK → Teknokent → 5447 → YTB şeklinde gitmesi gereken destek sıralaması, yanlış planlandığında zaman kaybı yaratır.
7. 2025 İçin Bilişim Firmalarına Önerilen Yol Haritası
2025 yılında en verimli şekilde büyümek isteyen yazılım ve bilişim şirketlerine bilişim destek rehberinde önerdiğimiz yol haritası şöyledir:
- KOSGEB ile başlangıç sermayesi ve ilk ekip kurulumu
- TÜBİTAK ile Ar-Ge geliştirme süreci
- Teknokent ile vergi avantajı ve Ar-Ge kültürü
- 5447 ile global pazarlara açılma ve markalaşma
- YTB ile altyapı yatırımı ve ölçeklenme
Bu süreç, firmaların hızlı büyümesini sağlarken aynı zamanda maliyetlerini de düşürür.
8. Sonuç – Bilişimin İhracat Gücünü Birlikte Artırıyoruz
2025 yılı bilişim sektörü için büyük fırsatlarla geliyor. Çünkü artık hem girişimciler hem de ölçekli yazılım firmaları için farklı aşamalarda kullanılabilecek çok sayıda destek bulunuyor. Bununla birlikte doğru strateji, doğru başvuru ve doğru belge yönetimi olmadan bu desteklerden verimli şekilde yararlanmak mümkün olmayabilir.
Biz BİLDEM olarak, sektörün her aşamasında yanınızda yer alıyor; başvuru stratejisinden belge hazırlığına, DYS yönetiminden sonuçlandırmaya kadar tüm süreci profesyonel şekilde yürütüyoruz.
Eğer siz de yazılım veya bilişim firmanız için hangi desteklerden yararlanabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, hemen bizimle iletişime geçebilir ve ücretsiz destek analizimizi talep edebilirsiniz.
Yazılım ihracatı, Türkiye’deki teknoloji şirketlerinin ürettikleri yazılımı, mobil uygulamayı, dijital oyunu veya bilişim hizmetini yurt dışındaki müşterilere satmasıdır. Özellikle günümüzde dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte yazılım ihracatı; geleneksel ihracat yöntemlerinden daha hızlı, daha düşük maliyetli ve yüksek katma değerli bir alan hâline gelmiştir.
Öncelikle Türkiye’de 5447 sayılı “Bilişimin Yıldızları” Kararı ile yazılım ihracatının güçlendirilmesi için önemli destekler sunulmaktadır. Bu nedenle, hem girişimciler hem de teknoloji firmaları için yazılım ihracatı büyük bir fırsat alanıdır. Dolayısıyla bu alan, geniş bir çerçeveye sahiptir.
Yazılım İhracatı Neleri Kapsar?
Ancak bu yalnızca yazılım satmakla sınırlı değildir. Aşağıdaki tüm hizmet ve ürünler “yazılım ihracatı” kapsamına girer:
- Yazılım geliştirme hizmetleri
- SaaS (Software as a Service) ürünleri
- Mobil uygulamalar
- Video oyunları
- Bulut tabanlı çözümler
- Siber güvenlik yazılımları
- Yapay zekâ tabanlı ürünler
- E-ticaret yazılımları
- Donanımdan bağımsız dijital hizmetler
- Yazılım bakım ve güncelleme hizmetleri
Dolayısıyla bu çeşitlilik; yazılım ihracatını hem büyük teknoloji şirketleri hem de start-uplar için cazip bir alan hâline getirir.
Neden Yazılım İhracatı? Türkiye İçin Önemi
Yazılım ihracatı, Türkiye ekonomisi için yüksek katma değer yaratır. Ürün fiziksel olmadığından dolayı:
- Lojistik maliyeti yoktur,
- Depolama maliyeti yoktur,
- Global müşteri erişimi kolaydır,
- Döviz girdisi yüksektir,
- Hızlı ölçeklenebilir.
Ayrıca devlet tarafından sunulan bilişim destekleri sayesinde firmalar yeni pazarlara düşük maliyetle açılabilir.
Türkiye’de Yazılım İhracatının Hukuki Çerçevesi
Türkiye’de yazılım ihracatı resmî olarak şu iki kategori içinde değerlendirilir:
- Hizmet ihracatı
- Mikro ihracat / e-ihracat kapsamındaki dijital ürün satışı
Yazılım ve özellikle de oyun firmaları Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı’nın 5447 sayılı Kararı kapsamındaki desteklerden yararlanabilir. Bu karar aynı zamanda yazılım, mobil uygulama ve oyun şirketlerine; reklam desteğinden ofis kiralama desteğine, personel istihdamından fuar desteğine kadar çok geniş bir destek paketi sunar.
Yazılım İhracatının Avantajları
Yazılım ihracatı, diğer ihracat türlerine göre daha esnek ve avantajlıdır. Çünkü:
✔ Fiziksel ürün yok
Örneğin nakliye, gümrük, stok problemi yaşanmaz.
✔ Global pazara hızlı açılım
SaaS modeliyle dünyanın her yerine satış mümkündür.
✔ Düşük giriş maliyeti
Çünkü donanım, üretim bandı veya depo gereksinimi yoktur.
✔ Süreklilik sağlayan gelir
Ayrıca aylık abonelik modelleri ile düzenli gelir elde edilir.
✔ Devlet destekleri ile maliyetlerin düşmesi
Özellikle Ticaret Bakanlığı’nın 5447 sayılı Kararı ile yazılım firmalarının yükü ciddi biçimde azalır. Çünkü bu karar sadece bilişim desteklerine özeldir.
Yazılım İhracatı Nasıl Yapılır? (Adım Adım Rehber)
1. Hedef Pazarın Belirlenmesi
İlk olarak hedef pazarın belirlenmesi gerekir. Ardından ürün konumlandırması yapılır. Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu yazılım ihracatı için en yüksek potansiyele sahip pazarlardır.
Öncelik: Pazar araştırması + rekabet analizi + müşteri profili.
2. Ürünün/Hizmetin Belirlenmesi
SaaS, oyun, mobil uygulama veya özel geliştirme…
Üstelik her modelin pazarlama ve fiyatlandırma yöntemi farklıdır.
3. Şirket Yapısının Uygun Hale Getirilmesi
Yazılım firmaları için uygun NACE kodları:
- 62.01 ve 62.10 – Bilgisayar programlama faaliyetleri
4. Yurt Dışı Pazarlama ve Satış
- Dijital reklamlar (Google Ads, Meta Ads)
- İçerik üretimi
- SEO destekli web sitesi
- Partnerlik ve distribütörlük modelleri
- LinkedIn üzerinden B2B satış
5. Faturalandırma ve Vergilendirme
Üstelik yazılım ihracatında KDV oranı %0’dır (hizmet ihracatı kapsamında).
6. Devlet Desteklerinden Yararlanma
Öte yandan yazılım ihracatı yapan firmalar; reklam, pazar araştırması, istihdam, sertifika, ofis kirası, fuar ve danışmanlık gibi giderlerinde destek alabilir.
Türkiye’de Yazılım İhracatına Sunulan Başlıca Destekler
(Bu arada, aşağıdaki tüm destekler 5447 sayılı “Bilişimin Yıldızları” Kararı kapsamındadır.)
Reklam, Tanıtım ve Dijital Pazarlama Desteği
Google Ads, Meta Ads, SEO ve içerik üretimi dahil.
Yurt Dışı Pazara Giriş Desteği
Pazar araştırması, raporlar, sertifikalar.
Yurt Dışı Fuar ve Etkinlik Desteği
Stand giderleri + iki temsilcinin ulaşım destekleri kesinlikle en önemli harcamalardandır.
Marka Tescil ve Patent Desteği
Yurt Dışı Ofis Kira Desteği
Personel İstihdam Desteği
Örnek olarak mühendis maaşlarının %60’a kadar geri ödemesiz desteklenmesi.
Yazılım İhracatında Başarının Ana Kriterleri
- Güçlü ürün veya hizmet kalitesi
- Doğru pazar seçimi
- SEO uyumlu web sitesi
- Etkin dijital pazarlama
- Düzenli içerik üretimi
- Profesyonel dokümantasyon
- Devlet desteklerinin doğru yönetilmesi
Ayrıca BİLDEM olarak firmalara tüm bu süreçlerde profesyonel danışmanlık sağlıyoruz.
Sonuç: Yazılım İhracatı Türkiye’nin Geleceğidir
Sonuç olarak; düşük maliyet, yüksek katma değer ve global rekabet gücüyle bu alan, Türkiye’nin kuşkusuz en stratejik alanlarından biridir. Bundan dolayı doğru pazar araştırması, güçlü bir ürün ve etkili bir dijital strateji ile firmalar kısa sürede yurt dışı müşterilere ulaşabilir.
Kuşkusuz, güçlü bir dijital pazarlama stratejisi ihracat başarısını artırır.
Elbette devlet destekleri sayesinde de yazılım ihracatçıları hem maliyetlerini düşürür hem de büyüme hızlarını artırabilirler. Bu nedenle her ölçekten teknoloji şirketi için yazılım ihracatı önemli bir fırsattır.
Bilişim ihracatı danışmanlığı, yazılım ve bilişim firmalarının yurt dışına açılırken adımlarını daha güvenli ve planlı atmasını sağlar. Günümüzde yazılım ve teknoloji firmaları için ihracat artık bir tercih değil, büyümenin zorunlu bir aşamasıdır. Ancak bu büyüme sürecinde Ticaret Bakanlığı’nın sunduğu destekler, tek başına okunarak kavranacak kadar basit değildir.
Öncelikle, firmalar hem 5447 sayılı karar kapsamındaki destekleri doğru anlamalı hem de bu destekleri işlerinin doğal akışına entegre etmelidir. Bu noktada profesyonel danışmanlık devreye girer ve süreci planlı, ölçülebilir ve sürdürülebilir hale getirir.
Bilişim İhracatı Danışmanlığı Neden Stratejik Bir İhtiyaç?
Bilişim ihracatı danışmanlığı, yalnızca bir başvuru desteği değildir. Aslında bu hizmet, firmanın genel iş stratejisini, ihracat hedeflerini ve mevcut operasyonlarını birlikte ele alır.
Öncelikle danışman, firmanın mevcut durumunu analiz eder. Daha sonra, hangi pazarlara hangi ürün ve hizmetlerle açılabileceğini birlikte tartışır. Bu sayede firma, plansız denemeler yerine, desteklerle uyumlu ve uzun vadeli bir yol haritası oluşturur.
Ayrıca, danışmanlık hizmeti; rakiplerin konumunu, pazardaki beklentileri ve teknik gereklilikleri de masaya yatırır. Böylece yönetim ekibi daha net kararlar alır.
Mevzuat ve Başvuru Süreçlerini Bilişim İhracatı Danışmanlığı ile Kolaylaştırmak
5447 sayılı karar kapsamındaki yazılım, mobil uygulama ve dijital oyun destekleri, dikkatle yürütülmesi gereken çok adımlı bir yapıya sahiptir. Yalnızca mevzuatı okumak çoğu zaman yeterli olmaz; çünkü ayrıntılar ve uygulama pratikleri sürecin sonucunu belirler.
Örneğin bir firma, uygun destek kalemlerini seçerken şu adımları eksiksiz takip etmek zorundadır:
- Uygun destek kalemlerini belirler.
- Gerekli belgeleri eksiksiz hazırlar.
- DYS ve KEP sistemleri üzerinden başvuru yapar.
- Eksiklik uyarısı geldiğinde hemen aksiyon alır ve süreci kapatır.
Bununla birlikte, her aşamada mevzuat ayrıntılarını doğru yorumlamak gerekir. Aksi takdirde destek reddi, gecikme veya geri ödeme riski ortaya çıkar. Bilişim ihracatı danışmanlığı, bu riskleri en aza indirir ve süreci daha öngörülebilir hale getirir.
Dijital Sistemler: DYS, KEP ve E-İmza Süreçlerinde Danışmanlığın Rolü
İhracat destek başvuruları bugün tamamen dijital sistemler üzerinden ilerler. Bu nedenle firmalar; DYS, KEP ve e-imza altyapılarını etkin kullanmak zorundadır.
Öncelikle, belgelerin doğru formatta hazırlanması ve sisteme zamanında yüklenmesi gerekir. Ayrıca KEP üzerinden yapılacak resmi yazışmaları da dikkatle yönetmek önem taşır. Buna ek olarak, sistemde yapılan her güncelleme ve bildirim düzenli şekilde takip edilmelidir.
Birçok firma bu teknik adımları yönetirken zorlanır. Özellikle yoğun proje dönemlerinde, yöneticiler bu süreçlere zaman ayıramaz. Bilişim ihracatı danışmanlığı bu noktada devreye girer ve:
- Belgelerin doğru formatta hazırlanmasını sağlar.
- DYS ve KEP süreçlerini firma adına takip eder.
- Gerekli düzeltmeleri hızlı biçimde yapar.
Böylece yönetim ekibi, zamanını asıl işine, yani ürüne ve pazara odaklayabilir.
Dijital başvuru süreçlerinin temel aşamalarını anlattığımız rehbere de göz atabilirsiniz:
DYS Üzerinden Destek Başvurusu Nasıl Yapılır?
Kendi İç Ekiplerini Kuramayan Bilişim Firmaları İçin Verimli Bir Çözüm
Özellikle KOBİ ölçeğindeki yazılım ve bilişim firmaları, yalnızca destek süreçlerine odaklanan bir iç ekip kurmakta zorlanır.
Öncelikle, mevzuata hâkim personel bulmak ve yetiştirmek zaman alır. Ayrıca, bu personelin sürekli mevzuat değişikliklerini takip etmesi gerekir. Diğer yandan, firma bu süreçleri kendi içinde yönetmeye çalıştığında, üretim ve satış ekiplerinin odağı dağılır.
Bu nedenle, bilişim ihracatı danışmanlığı firmalara daha verimli bir seçenek sunar. Danışmanlar süreci uçtan uca takip eder, raporlar hazırlar ve düzenli olarak firmayı bilgilendirir. Böylece firma, destekleri kaybetmeden ve ekstra insan kaynağı oluşturmadan sürece hakim olur.
Danışmanlık Sadece Başvuru Değil, Gerçek Bir Stratejidir
Deneyimli bir danışman yalnızca form doldurmaz. Öncelikle, firmanın mevcut faaliyetlerini inceler ve hangi faaliyetlerin destekle uyumlu olduğuna birlikte bakar. Ardından, bu faaliyetleri 5447 sayılı karar kapsamında değerlendirir ve stratejik bir plan oluşturur.
Şu ayrımı özellikle vurgulamak gerekir:
- Desteğe uygun faaliyet yaratmaya çalışmak risklidir.
- Mevcut faaliyetleri destekle ilişkilendirmek ise daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yoldur.
Bununla birlikte, bilişim ihracatı danışmanlığı, firmanın orta ve uzun vadeli hedeflerini de dikkate alır. Böylece firma yalnızca bugün için değil, gelecek yıllar için de güçlü bir ihracat altyapısı kurar.
Örnek Bir Uygulama: Yurt Dışında Büyüyen Yazılım Firması
Danışmanlık desteği sunduğumuz yazılım firmalarından biri, adımlarını belirli bir sıra ve stratejiyle attı.
Öncelikle firma, hedef pazarlarda faaliyet göstermek için yurt dışında ofis açtı. Daha sonra İngiltere, Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde marka tescil süreçlerini tamamladı. Buna paralel olarak, Google ve Meta reklamlarına yatırım yaparak dijital görünürlüğünü artırdı. Ayrıca, uluslararası fuarlara düzenli katılım sağlayan bir yapı kurdu.
BİLDEM olarak bu firmaya bilişim ihracatı danışmanlığı sunarken şu adımları izledik:
- Mevcut faaliyetleri 5447 sayılı karar kapsamındaki desteklerle ilişkilendirdik.
- Marka tescil stratejisini, hedef ülke planlarıyla uyumlu hale getirdik.
- Fuar ve tanıtım destek başvurularını hazırladık ve süreçleri takip ettik.
- Tüm işlemler için yazılı raporlar hazırladık ve düzenli toplantılar yaptık.
Sonuç olarak firma, ihracat kapasitesini artırdı ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etti.
Bilişim İhracatı Danışmanlığı: Kısa Vadeli Değil, Uzun Vadeli Bir Yatırım
Firmalar bilişim ihracatı danışmanlığını tek bir destek için değil, uzun vadeli büyüme stratejilerini güçlendirmek için seçer. Bu danışmanlık, şirketlerin uluslararası pazarda sürdürülebilir biçimde büyümesine destek verir.
Sonuç olarak, profesyonel danışmanlık; destek mekanizmalarından doğru biçimde yararlanmayı, riskleri azaltmayı ve ihracat stratejisini netleştirmeyi sağlar. Böylece bilişim firmaları, rekabet gücünü korur ve yurt dışında kalıcı bir varlık oluşturur.
Daha fazla resmi bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda, Ticaret Bakanlığı’nın ilgili sayfasını da inceleyebilirsiniz:
T.C. Ticaret Bakanlığı – Hizmet İhracatı Destekleri
BİLDEM ile Bilişim İhracatı Danışmanlığında Güvenli Bir Yol Arkadaşı
BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi olarak:
- 28 yılı aşan kamu tecrübemizi bilişim sektörünün ihtiyaçlarıyla birleştiriyoruz.
- Yazılım, mobil uygulama ve dijital oyun ihracatı yapan firmalar için özel danışmanlık modelleri geliştiriyoruz.
- Destek süreçlerini mevzuata uygun biçimde yürütüyor, her adımı şeffaf şekilde raporluyoruz.
Yazılım ihracatı destekleri sürecinde güvenilir bir yol arkadaşı arıyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sizin için en uygun destek kalemlerini birlikte belirleriz ve başvurularınızı profesyonel biçimde yönetiriz.
Daha ayrıntılı bilgi için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz:
www.bilisimdestekmerkezi.com
2025 yılında yazılım, mobil uygulama ve dijital oyun geliştiren firmalar için büyük fırsat! Uygulama mağazalarına ödenen komisyonların %50’si devlet tarafından karşılanıyor. Ticaret Bakanlığı’nın 5447 sayılı karar kapsamında sunduğu bu destekle ihracat yapan bilişim firmaları önemli maliyet avantajı sağlıyor.
Bu Destekten Kimler Yararlanır?
- Yazılım, mobil uygulama ve dijital oyun şirketleri ürün geliştirir ve bu destekten yararlanır.
- Dijital aracılık ve hizmet platformlarına sahip firmalar
Not: Ayrıca şirketin ilgili platformda (Google Play, App Store, Steam vb.) satış yapan ve kendi adına kayıtlı aktif bir hesabı olmalıdır.
2025 Yılı Komisyon Desteği Limitleri
Bakanlık, bu desteği en fazla 10 farklı ürün için sağlar:
| Platform Sayısı | Destek Tutarı (Yıllık) |
|---|---|
| İlk 3 platform | 3.745.125 TL (her biri) |
| Sonraki 7 platform | 898.830 TL (her biri) |
Bu sayede firmalar, Bakanlığın sağladığı yazılım şirketlerine komisyon desteği ile yılda 20 milyon TL’ye kadar destek alır.
Desteklenen Giderler Hangileri?
- Google Play, App Store, Steam gibi mağazalara ödenen komisyon kesintileri
- Komisyonun banka transfer belgesi veya mağaza faturasındaki görünümü yeterlidir
- Aynı zamanda acente aracılığı varsa, acente faturasının faaliyete ilişkin olması şarttır
Başvuru Süreci Nasıl İşliyor?
Başvurular, Hizmet İhracatçıları Birliği’ne e-imzalı şekilde KEP adresi üzerinden sağlanır. Bu aşamada her başvuru tek bir ürün için olmalıdır.
Gerekli Belgeler:
- EK-34 Komisyon Desteği Başvuru Formu
- Fatura veya banka belgesi (kesintiyi gösterir)
- Uygulama mağazası ekran görüntüleri
- GİB e-arşiv sorgu çıktısı
- Yetkili imza belgeleri
Başvuruda Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Platform hesabı şirketin kendi adına olmalı.
- Komisyon önce kesilip sonra hesaba geçen net ödeme belgelendirilmelidir.
- Belgeler eksiksiz ve resmi formatta sunulmalıdır.
- Başvuru özellikle yetkili kişi tarafından yapılmalıdır.
Örnek Uygulama Senaryosu
Örneğin “PuzzleMaster GO” adlı mobil oyunu, Google Play ve App Store’da satışa sunan bir firma, yıllık toplam 420.000 TL komisyon ödemiştir.
Alabileceği destek: 210.000 TL
Üstelik bu sayede firma, dijital pazarda rekabet gücünü artırır ve yurt dışı yatırımlarını hızlandırır.
Ayrıca Ticaret Bakanlığının destekleri arasında yazılım şirketlerine komisyon desteği dışında birçok destek mevcut.
Bu Fırsatı Kaçırmayın!
Ayrıca yazılım ve oyun şirketleri için 2025 yılı, devlet destekleri sayesinde maliyet avantajı elde etmek ve küresel pazarlara açılmak için altın bir yıl olabilir.
Özetle, ürünlerinizi kaydedin, belgelerinizi hazırlayın ve başvurunuzu zamanında yapın!
DYS, “Doküman Yönetim Sistemi”nin kısaltmasıdır. Bu sistem, kurumların belgelerini elektronik ortamda oluşturmasını, depolamasını, onaylamasını ve arşivlemesini sağlar.
Kısaca DYS, belgelerin yaşam döngüsünü dijital ortama taşır.
Bu yapı, elektronik belge yönetimi kavramıyla yakından ilişkilidir. Günümüzde kamu kurumları ve özel sektör, evrak süreçlerinde DYS’ye dayalı bir düzen kullanır. Böylece hem hız hem de güvenlik artar.
DYS’nin Temel İşlevleri ve Özellikleri
Her şeyden önce Doküman Yönetim Sistemi, yalnızca arşivleme aracı değildir. Aşağıdaki işlevler, sistemin kurumsal süreçlerdeki önemini açıkça gösterir.
- Belge yaşam döngüsü yönetimi: Sistem önce belgeleri oluşturur, düzenler, sonra onaya sunar ve arşivler.
- Sürüm takibi: Kullanıcılar belge üzerindeki değişiklikleri izler ve gerekirse önceki sürümlere döner.
- Yetkilendirme: Her kullanıcı yalnızca kendi erişim iznine sahip belgeleri açar.
- Arama ve etiketleme: Kullanıcılar belgeleri anahtar kelime, tarih veya konuya göre hızla bulur.
- Otomatik iş akışı: Sistem belge onaylarını tanımlı süreçlere göre otomatik olarak yönlendirir.
- İzleme ve denetim: Sistem, kimlerin hangi belgede ne zaman işlem yaptığını kaydeder.
- Entegrasyon: DYS, ERP, CRM ve e-posta sistemleriyle sorunsuz bağlantı kurar.
- Arşivleme ve imha yönetimi: Sistem, saklama süresi dolan belgeleri güvenli şekilde imha eder.
- OCR (metin tanıma): DYS, fiziksel belgeleri tarar ve metindeki yazıları tanır.
Bu özellikler sayesinde DYS, kurumların bilgiye erişim süresini kısaltır ve belge güvenliğini artırır.
DYS’nin Faydaları ve Katkıları
DYS sistemleri, kurumların dijital dönüşümünde kilit bir rol oynar. İşte en önemli avantajlar:
1. Verimlilik ve Zaman Tasarrufu
Kullanıcılar belgeleri saniyeler içinde bulur.
Onay süreçleri hızlanır.
2. Kağıt ve Maliyet Tasarrufu
Fiziksel arşiv ihtiyacı ortadan kalkar. Baskı ve posta maliyetleri azalır.
3. Bilgi Güvenliği
Sistem, yetkisiz erişimleri engeller. Her işlem kayıt altına alınır.
4. Şeffaflık ve İzlenebilirlik
Süreçlerin her adımı sistemde görünür hale gelir. Kullanıcılar gecikmeleri kolayca tespit eder.
5. Uzak Erişim
Yetkili kullanıcılar internet bağlantısıyla her yerden erişim sağlar.
6. Yasal Uyum
DYS, resmî yazışma standartlarına ve arşivleme mevzuatına uygunluk sunar.
Bu avantajlar, kurumların hem zamandan hem kaynaktan tasarruf etmesini sağlar. Ayrıca DYS, çalışanların belgelerle uğraşmak yerine iş sonuçlarına odaklanmasını sağlar.
Türkiye’de DYS Uygulamaları ve Resmî Örnekler
DYS, Türkiye’de birçok kamu kurumunda aktif olarak kullanılıyor. İşte bazı örnekler:
Millî Eğitim Bakanlığı – MEB DYS
Millî Eğitim Bakanlığı, 54 bin kurumda elektronik belge yönetimi için MEB DYS sistemini kullanıyor.
Ticaret Bakanlığı – Destek Yönetim Sistemi (DYS)
Bakanlık, ihracat destek başvurularını ve belge süreçlerini Destek Yönetim Sistemi (DYS) üzerinden yürütüyor.
Bu sayede firmaların destek belgelerini çevrimiçi göndermesine ve başvuru süreçlerini izlemesine imkân tanır. İhracatçı birlikleri, DYS kayıt işlemlerini elektronik ortamda alır. Ayrıca, 2023 genelgeleriyle sistemin işleyişi güncellenmiştir.
Üniversiteler
Pamukkale Üniversitesi gibi birçok üniversite, yazışma ve belge işlemlerinde DYS altyapısını kullanır.
DYS’yi Uygularken Dikkat Edilmesi Gerekenler
DYS’nin başarılı şekilde işlemesi için bazı unsurlar göz ardı edilmemelidir:
- Kullanıcı Eğitimi: Personel sisteme hâkim olmalıdır.
- Güvenli Altyapı: Sunucu ve ağ sistemleri güvenli çalışmalıdır.
- Veri Aktarımı: Eski belgeler dikkatle sisteme entegre edilmelidir.
- Yetki Tanımları: Roller açık biçimde belirlenmelidir.
- Bakım ve Güncelleme: Yazılım düzenli olarak kontrol edilmelidir.
- Sistem Uyumu: Mevcut yazılımlarla entegrasyon sağlanmalıdır.
- Mevzuata Uyum: Arşivleme ve saklama süreleri yasal çerçeveye uygun olmalıdır.
Aynı zamanda sistemin uzun ömürlü ve verimli çalışmasını sağlar. Ayrıca, çalışanların sisteme adaptasyon süresini kısaltır.
Sonuç
DYS (Doküman Yönetim Sistemi), belgeleri güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir biçimde yönetir.
Bugün hem MEB hem de Ticaret Bakanlığı gibi kamu kurumları DYS’yi aktif biçimde kullanıyor.
Öte yandan doğru uygulandığında DYS:
- Belgeleri güven altına alır,
- Süreçleri hızlandırır,
- Kurumlara dijital dönüşüm avantajı kazandırır.
Kısacası, DYS yalnızca bir belge yönetim aracı değil; kurumun dijital omurgasıdır.mun dijital omurgasıdır.


