KOSGEB tarafından yürütülen Girişimci Destek Programı, 2026 yılı itibarıyla İş Geliştirme Destekleri kapsamında önemli bir güncellemeden geçti.
Bu güncelleme ile birlikte firmalar için iki farklı finansman yaklaşımı net şekilde ayrışmış oldu.
Bu yazıda;
- KOSGEB İş Geliştirme Desteği nedir?
- Faiz/Kâr Payı Desteği hangi ihtiyaçlara hitap eder?
- Hangi destek, hangi firma için daha uygundur?
sorularını sade ve anlaşılır bir çerçevede ele alıyoruz.
Bu noktada KOSGEB resmi sitesinden yayınlanan Girişimci Destek Programı 2026 Yılı 1. Dönem Başvuruları ile ilgili yazıyı da buradan inceleyebilirsiniz.
KOSGEB İş Geliştirme Desteği Nedir?
KOSGEB İş Geliştirme Desteği, girişimlerin yatırım, büyüme ve ölçeklenme süreçlerini desteklemek amacıyla uygulanan proje bazlı bir destek mekanizmasıdır.
Bu destek kapsamında firmaların, doğrudan projeye bağlı harcamaları desteklenir.
Desteklenen gider kalemleri
- Proje ile ilişkili personel giderleri
- Makine, teçhizat ve kalıp alımları
- Yazılım giderleri
- Hizmet alımları (eğitim, danışmanlık, test–analiz, belgelendirme, pazarlama, tasarım, sınai mülkiyet hakları vb.)
Destek tutarı ve süresi
- Azami 1.500.000 TL
- %80 oranında, geri ödemeli
- Proje süresi: 36 ay
Girişimcinin genç, kadın, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olması durumunda destek üst limitine 150.000 TL ilave edilmektedir.
İş Geliştirme Faiz/Kâr Payı Desteği Nedir?
KOSGEB tarafından sunulan İş Geliştirme Faiz/Kâr Payı Desteği, yatırım harcaması yapmaksızın, işletme sermayesi ihtiyacına odaklanan bir destek unsurudur.
Bu destek, özellikle güçlü bir projeye sahip olmasına rağmen ana destekten yararlanamayan girişimler için önemli bir alternatif sunar.
Temel özellikler
- Kredi üst limiti: 1.000.000 TL
- Destek oranı: Faiz / kâr payı maliyetinin %50’si
- Destek süresi: 36 ay
- Geri ödemesiz
Bu destekten, İş Geliştirme Desteği’ne başvurup jüri puanı 50 ve üzeri alan ancak sıralamaya girerek ana desteği alamayan kadın ve genç girişimciler yararlanabilmektedir.
Bu Destek Kapsamında Nelere Dikkat Edilmeli?
Ayrıca faiz/kâr Payı Desteği değerlendirmesinde bazı kriterler kritik öneme sahiptir:
- Her 3 aylık dönemde SGK prim gün sayısının en az 90 gün olması
- Finansal kuruluşlar tarafından yapılan mali analiz sonucunun olumlu olması
Bu kriterlerin sağlanmaması halinde destek ödemesi yapılmamaktadır.
Hangi Destek, Hangi Firma İçin Daha Uygun?
Ayrıca destek seçimi yapılırken tek bir “doğru” yoktur.
Bu noktada, firmanın mevcut durumu ve hedefleriyle uyumlu bir destek modeli belirlemektir.
- İş Geliştirme Desteği
→ Yatırım yapmak, kapasite artırmak ve ölçeklenmek isteyen firmalar için uygundur. - Faiz / Kâr Payı Desteği
→ Kısa ve orta vadede nakit akışını güçlendirmek isteyen firmalar için daha uygun bir seçenektir.
Bu noktada yanlış veya zamansız yapılan tercihler, ilerleyen süreçte hak ve zaman kayıplarına yol açabilmektedir.
Ayrıca buraya tıklayarak KOSGEB desteklerine ilişkin detayları ele aldığımız yazımızı da inceleyebilirsiniz.
BİLDEM Olarak Yaklaşımımız
Özetle BİLDEM olarak KOSGEB desteklerini yalnızca bir başvuru süreci olarak ele almıyoruz.
Bu noktada bizim için asıl değer;
- doğru destek türünün belirlenmesi,
- teknik ve mali analizlerin baştan yapılması,
- destek mekanizmasının firmanın büyüme stratejisiyle uyumlu kurgulanmasıdır.
Sonuç olarak yaklaşım, desteklerden gerçek anlamda fayda sağlanmasını mümkün kılar.
Sonuç: Destek Kararı, Stratejik Bir Karardır
Ancak KOSGEB İş Geliştirme Desteği ve Faiz / Kâr Payı Desteği,
farklı ihtiyaçlara hitap eden iki ayrı araçtır.
Özellikle bu araçlardan hangisinin tercih edileceği;
firmanın mali yapısı, büyüme hedefleri ve zamanlaması dikkate alınarak belirlenmelidir.
Son olarak doğru analizle yapılan destek tercihi,
büyüme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraçtır.
Türkiye bilişim ve teknoloji sektörünün küresel pazarlarda daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşması amacıyla yürürlüğe alınan 5447 sayılı Türkiye Bilişim Sektörünün Uluslararasılaşması ve E-Turquality (Bilişimin Yıldızları) Kararı, son yıllarda ihracat odaklı büyümenin en kritik araçlarından biri hâline gelmiştir.
Öncelikle bu karar kapsamında geliştirilen en stratejik modellerden biri ise Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri (UTPO) modelidir.
Bu çerçevede, Yıldız Teknopark Londra ofisinin UTPO kapsamına alınması, hem sektörümüz hem de ihracat hedefi olan teknoloji firmaları açısından son derece kıymetli bir gelişmedir.
UTPO Modeli Nedir?
UTPO (Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi), bilişim ve teknoloji firmalarının yalnızca yurt dışında tanıtılmasını değil;
aynı zamanda şirketleşmesini, yerleşmesini ve pazarda kalıcı şekilde konumlanmasını hedefleyen bütüncül bir yapılanma modelidir.
Örneğin klasik destek mekanizmalarından farklı olarak UTPO modeli:
- Firmaların bireysel olarak üstlendiği hukuki, mali ve operasyonel süreçleri,
- İş birliği kuruluşu çatısı altında, merkezi ve profesyonel biçimde yönetir.
- Yurt dışına açılma sürecinde karşılaşılan bürokratik yükü ve hata riskini önemli ölçüde azaltır.
Sonuç olarak UTPO, yalnızca bir devlet desteği değil; stratejik bir yurt dışı yapılanma ve ölçeklenme aracıdır.
5447 Sayılı Karar ve UTPO’nun Stratejik Rolü
5447 sayılı Karar’ın temel amacı, bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmaların:
- Uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırmak
- İhracat kapasitelerini artırmak
- Küresel ölçekte rekabet edebilir hâle gelmelerini sağlamaktır
UTPO’lar bu hedeflere şu açılardan doğrudan katkı sunar:
- Kümelenme (cluster) yaklaşımı ile firmaların pazara tek tek değil, birlikte girmesini sağlar
- Türkiye teknoloji ekosisteminin yurt dışında daha güçlü ve güvenilir algılanmasına katkı sunar
- Firmaların pazara giriş süresini kısaltır ve maliyetlerini düşürür
Yıldız Teknopark Londra UTPO’su Neden Önemli?
Ayrıca Yıldız Teknopark’ın Londra UTPO yapılanması, yalnızca bir ofis açılışı değildir. Bu yapı:
- Birleşik Krallık’ta şirket kurulumundan operasyonel yerleşmeye kadar uzanan
- Pazara giriş, satış, iş geliştirme, eğitim, danışmanlık ve tanıtımı kapsayan
- Uçtan uca bir yurt dışı yapılanma modeli sunmaktadır.
Ayrıca Yıldız Teknopark:
- İngiltere’de görev yapan T.C. Ticaret Bakanlığı ticaret müşavirleriyle yakın temas hâlinde çalışmakta,
- Daha önce bu pazara başarılı şekilde girmiş Türk teknoloji şirketlerinin saha deneyimlerinden yararlanmaktadır.
Bu sayede UTPO bünyesinde yer alan firmalar, pazarı deneme-yanılma yöntemiyle değil,
referanslı ve yönlendirilmiş bir yol haritası ile tanıma fırsatı elde eder.
UTPO’nun Firmalara Sağladığı Katma Değer
Ancak UTPO’yu yalnızca “%75 devlet desteği” olarak değerlendirmek eksik bir bakış açısıdır.
Gerçek katma değer;
- Kümelenme etkisi
- Kurumsal güvenilirlik
- Ortak öğrenme ve deneyim paylaşımı
- Prestijli lokasyonlarda ekosistem erişimi
- Bürokratik yükün azalması
- Pazara giriş hızının artması
gibi maddi olmayan ancak uzun vadede belirleyici avantajlarda ortaya çıkar.
Firmalar İçin UTPO Rehberi
BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi olarak çalıştığımız firmalar için:
- UTPO’nun ne olduğu
- Nasıl çalıştığı
- Ödeme ve destek mekanizması
- Kimler için uygun, kimler için daha az uygun olduğu
- UTPO’ya katılmadan önce dikkat edilmesi gereken hususlar
başlıklarını içeren kapsamlı ve şeffaf bir UTPO bilgilendirme rehberi hazırladık.
Amacımız; firmaların UTPO’ya doğru beklentiyle, kendi ölçeklerini ve hedeflerini dikkate alarak karar vermelerini sağlamaktır.
5447 Sayılı Karar kapsamında Ticaret Bakanlığı desteklerine yönelik kalemleri açıkladığımız yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.
Sonuç: UTPO Her Firma İçin Değil, Doğru Firma İçin Çok Güçlüdür
UTPO modeli:
- “Hiç maliyet olmadan destek alayım” yaklaşımı değildir
- Ancak devlet destekli, maliyeti düşürülmüş ve profesyonel bir yurt dışı yapılanma aracıdır
Sonuç olarak doğru firma için UTPO:
- Özellikle; zaman kazandırır
- Riskleri azaltır
- Uluslararası pazarlarda kalıcı olmayı kolaylaştırır
Bu nedenle 5447 sayılı Karar kapsamında yürütülen UTPO projelerini,
Türkiye bilişim sektörünün küresel ölçekte büyümesi adına son derece değerli buluyor;
başta T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü ve Londra UTPO projesini hayata geçiren Yıldız Teknopark olmak üzere tüm paydaşları tebrik ediyoruz.
Bilişim ihracatı danışmanlığı, yazılım ve bilişim firmalarının yurt dışına açılırken adımlarını daha güvenli ve planlı atmasını sağlar. Günümüzde yazılım ve teknoloji firmaları için ihracat artık bir tercih değil, büyümenin zorunlu bir aşamasıdır. Ancak bu büyüme sürecinde Ticaret Bakanlığı’nın sunduğu destekler, tek başına okunarak kavranacak kadar basit değildir.
Öncelikle, firmalar hem 5447 sayılı karar kapsamındaki destekleri doğru anlamalı hem de bu destekleri işlerinin doğal akışına entegre etmelidir. Bu noktada profesyonel danışmanlık devreye girer ve süreci planlı, ölçülebilir ve sürdürülebilir hale getirir.
Bilişim İhracatı Danışmanlığı Neden Stratejik Bir İhtiyaç?
Bilişim ihracatı danışmanlığı, yalnızca bir başvuru desteği değildir. Aslında bu hizmet, firmanın genel iş stratejisini, ihracat hedeflerini ve mevcut operasyonlarını birlikte ele alır.
Öncelikle danışman, firmanın mevcut durumunu analiz eder. Daha sonra, hangi pazarlara hangi ürün ve hizmetlerle açılabileceğini birlikte tartışır. Bu sayede firma, plansız denemeler yerine, desteklerle uyumlu ve uzun vadeli bir yol haritası oluşturur.
Ayrıca, danışmanlık hizmeti; rakiplerin konumunu, pazardaki beklentileri ve teknik gereklilikleri de masaya yatırır. Böylece yönetim ekibi daha net kararlar alır.
Mevzuat ve Başvuru Süreçlerini Bilişim İhracatı Danışmanlığı ile Kolaylaştırmak
5447 sayılı karar kapsamındaki yazılım, mobil uygulama ve dijital oyun destekleri, dikkatle yürütülmesi gereken çok adımlı bir yapıya sahiptir. Yalnızca mevzuatı okumak çoğu zaman yeterli olmaz; çünkü ayrıntılar ve uygulama pratikleri sürecin sonucunu belirler.
Örneğin bir firma, uygun destek kalemlerini seçerken şu adımları eksiksiz takip etmek zorundadır:
- Uygun destek kalemlerini belirler.
- Gerekli belgeleri eksiksiz hazırlar.
- DYS ve KEP sistemleri üzerinden başvuru yapar.
- Eksiklik uyarısı geldiğinde hemen aksiyon alır ve süreci kapatır.
Bununla birlikte, her aşamada mevzuat ayrıntılarını doğru yorumlamak gerekir. Aksi takdirde destek reddi, gecikme veya geri ödeme riski ortaya çıkar. Bilişim ihracatı danışmanlığı, bu riskleri en aza indirir ve süreci daha öngörülebilir hale getirir.
Dijital Sistemler: DYS, KEP ve E-İmza Süreçlerinde Danışmanlığın Rolü
İhracat destek başvuruları bugün tamamen dijital sistemler üzerinden ilerler. Bu nedenle firmalar; DYS, KEP ve e-imza altyapılarını etkin kullanmak zorundadır.
Öncelikle, belgelerin doğru formatta hazırlanması ve sisteme zamanında yüklenmesi gerekir. Ayrıca KEP üzerinden yapılacak resmi yazışmaları da dikkatle yönetmek önem taşır. Buna ek olarak, sistemde yapılan her güncelleme ve bildirim düzenli şekilde takip edilmelidir.
Birçok firma bu teknik adımları yönetirken zorlanır. Özellikle yoğun proje dönemlerinde, yöneticiler bu süreçlere zaman ayıramaz. Bilişim ihracatı danışmanlığı bu noktada devreye girer ve:
- Belgelerin doğru formatta hazırlanmasını sağlar.
- DYS ve KEP süreçlerini firma adına takip eder.
- Gerekli düzeltmeleri hızlı biçimde yapar.
Böylece yönetim ekibi, zamanını asıl işine, yani ürüne ve pazara odaklayabilir.
Dijital başvuru süreçlerinin temel aşamalarını anlattığımız rehbere de göz atabilirsiniz:
DYS Üzerinden Destek Başvurusu Nasıl Yapılır?
Kendi İç Ekiplerini Kuramayan Bilişim Firmaları İçin Verimli Bir Çözüm
Özellikle KOBİ ölçeğindeki yazılım ve bilişim firmaları, yalnızca destek süreçlerine odaklanan bir iç ekip kurmakta zorlanır.
Öncelikle, mevzuata hâkim personel bulmak ve yetiştirmek zaman alır. Ayrıca, bu personelin sürekli mevzuat değişikliklerini takip etmesi gerekir. Diğer yandan, firma bu süreçleri kendi içinde yönetmeye çalıştığında, üretim ve satış ekiplerinin odağı dağılır.
Bu nedenle, bilişim ihracatı danışmanlığı firmalara daha verimli bir seçenek sunar. Danışmanlar süreci uçtan uca takip eder, raporlar hazırlar ve düzenli olarak firmayı bilgilendirir. Böylece firma, destekleri kaybetmeden ve ekstra insan kaynağı oluşturmadan sürece hakim olur.
Danışmanlık Sadece Başvuru Değil, Gerçek Bir Stratejidir
Deneyimli bir danışman yalnızca form doldurmaz. Öncelikle, firmanın mevcut faaliyetlerini inceler ve hangi faaliyetlerin destekle uyumlu olduğuna birlikte bakar. Ardından, bu faaliyetleri 5447 sayılı karar kapsamında değerlendirir ve stratejik bir plan oluşturur.
Şu ayrımı özellikle vurgulamak gerekir:
- Desteğe uygun faaliyet yaratmaya çalışmak risklidir.
- Mevcut faaliyetleri destekle ilişkilendirmek ise daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yoldur.
Bununla birlikte, bilişim ihracatı danışmanlığı, firmanın orta ve uzun vadeli hedeflerini de dikkate alır. Böylece firma yalnızca bugün için değil, gelecek yıllar için de güçlü bir ihracat altyapısı kurar.
Örnek Bir Uygulama: Yurt Dışında Büyüyen Yazılım Firması
Danışmanlık desteği sunduğumuz yazılım firmalarından biri, adımlarını belirli bir sıra ve stratejiyle attı.
Öncelikle firma, hedef pazarlarda faaliyet göstermek için yurt dışında ofis açtı. Daha sonra İngiltere, Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde marka tescil süreçlerini tamamladı. Buna paralel olarak, Google ve Meta reklamlarına yatırım yaparak dijital görünürlüğünü artırdı. Ayrıca, uluslararası fuarlara düzenli katılım sağlayan bir yapı kurdu.
BİLDEM olarak bu firmaya bilişim ihracatı danışmanlığı sunarken şu adımları izledik:
- Mevcut faaliyetleri 5447 sayılı karar kapsamındaki desteklerle ilişkilendirdik.
- Marka tescil stratejisini, hedef ülke planlarıyla uyumlu hale getirdik.
- Fuar ve tanıtım destek başvurularını hazırladık ve süreçleri takip ettik.
- Tüm işlemler için yazılı raporlar hazırladık ve düzenli toplantılar yaptık.
Sonuç olarak firma, ihracat kapasitesini artırdı ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etti.
Bilişim İhracatı Danışmanlığı: Kısa Vadeli Değil, Uzun Vadeli Bir Yatırım
Firmalar bilişim ihracatı danışmanlığını tek bir destek için değil, uzun vadeli büyüme stratejilerini güçlendirmek için seçer. Bu danışmanlık, şirketlerin uluslararası pazarda sürdürülebilir biçimde büyümesine destek verir.
Sonuç olarak, profesyonel danışmanlık; destek mekanizmalarından doğru biçimde yararlanmayı, riskleri azaltmayı ve ihracat stratejisini netleştirmeyi sağlar. Böylece bilişim firmaları, rekabet gücünü korur ve yurt dışında kalıcı bir varlık oluşturur.
Daha fazla resmi bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda, Ticaret Bakanlığı’nın ilgili sayfasını da inceleyebilirsiniz:
T.C. Ticaret Bakanlığı – Hizmet İhracatı Destekleri
BİLDEM ile Bilişim İhracatı Danışmanlığında Güvenli Bir Yol Arkadaşı
BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi olarak:
- 28 yılı aşan kamu tecrübemizi bilişim sektörünün ihtiyaçlarıyla birleştiriyoruz.
- Yazılım, mobil uygulama ve dijital oyun ihracatı yapan firmalar için özel danışmanlık modelleri geliştiriyoruz.
- Destek süreçlerini mevzuata uygun biçimde yürütüyor, her adımı şeffaf şekilde raporluyoruz.
Yazılım ihracatı destekleri sürecinde güvenilir bir yol arkadaşı arıyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sizin için en uygun destek kalemlerini birlikte belirleriz ve başvurularınızı profesyonel biçimde yönetiriz.
Daha ayrıntılı bilgi için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz:
www.bilisimdestekmerkezi.com
Yazılım, dijital oyun ve bilişim firmaları için yurt dışına açılmak, yalnızca ürün veya hizmet geliştirmekten ibaret değil. Global pazarda güven, erişim ve görünürlük kazanmak için hedef ülkede bir fiziksel varlık göstermek büyük önem taşıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından 5447 sayılı karar çerçevesinde uygulanan Yurt Dışı Birim Desteği, bu noktada bilişim firmalarına ciddi bir finansal avantaj sağlıyor.
Yurt Dışı Birim Desteği Nedir?
Yurt dışındaki ofis, mağaza, depo veya temsilcilik gibi birimlerin kiralama, komisyon ve hizmet giderleri devlet tarafından karşılanır.
- Destek Oranı: %60
- Destek Süresi: 5 yıl
- Destek Limiti (2025): 6.564.711 TL
Bu destek sayesinde firmalar, yüksek maliyetleri azaltarak global pazarda kalıcı bir varlık oluşturabilir.
Hangi Giderleri Devlet Destekler?
Destek kapsamında kabul edilen giderler şunlardır:
- Brüt kiralama veya kullanım hakkı ödemeleri
- Komisyon giderleri
- Hizmet giderleri
Başvuru Süreci
Ön Onay Başvurusu
Şirketin yurt dışı birim desteğinden yararlanabilmesi için ön onay alması gerekir.
- Başvuru dilekçesi
- Kira/komisyon sözleşmesi
- Yurt dışı birime ait fotoğraflar
- Eğer birim organik bağı olan yurt dışı şirkete aitse:
- Yurt dışı şirketin tescil belgesi
- Ortaklık yapısını gösterir belge
İlk olarak şirket, bu belgelerle Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapar.
Destek Başvurusu
Onay aldıktan sonra şirket, ödeme belgeleri ile destek başvurusu yapar. Bu arada başvurular Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB)’ne, ödeme tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde yapılmalıdır.
Gerekli belgeler:
- Başvuru dilekçesi
- Sözleşme
- Fatura
- Banka onaylı ödeme belgesi
- Harcama Bilgileri Formu (EK-3)
- Birime ait fotoğraflar
- (Organik bağ varsa ilgili şirket belgeleri)
Dikkat Edinmesi Gereken Hususlar
- Öncelikle yurt dışı şirketin, Türkiye’deki şirketin kuruluş tarihinden sonra açılması gerekir (istisnalar hariç).
- Bakanlık, destek süresince her yıl yerinde inceleme yapar.
- Kira ödemeleri aylık bazda belgelenmelidir; toplu ödemelerde EK-66 formu gereklidir.
- Şirket, birim adresi, kira sözleşmesi veya ortaklık yapısında değişiklik olduğunda bunu en geç 1 ay içinde bildirmezse destek iptal olur.
- Bakanlık, yurt dışı birimde Türk malı veya hizmeti imajına zarar veren faaliyetler tespit ederse desteği keser.
- Kira sözleşmeleri uzun ise yalnızca kritik bilgilerin yer aldığı sayfaların tercümesi yeterlidir.
Sonuç
Yurt Dışı Birim Desteği, yazılım ve bilişim firmalarının global pazarda tutunabilmesi için en kritik destek kalemlerinden biridir. Yüksek kira maliyetlerini hafifleterek, firmaların uluslararası büyüme yolculuğunda finansal güvence sağlar.
Sonuç olarak siz de yazılım, dijital oyun veya bilişim alanında faaliyet gösteriyorsanız, HİB üyeliğinizi tamamlayın, bu destekten yararlanın ve firmanızı global ölçekte güçlendirin.
Giriş: 5447 Sayılı Karar ve Destek Mekanizması
5447 Sayılı Kararda ön onay süreci, bilişim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin desteklerden yararlanabilmesi için kritik bir adımı oluşturur. 5447 Sayılı Karar, yazılım, mobil uygulama, dijital oyun ve dijital hizmet platformları gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlere; ürün ve hizmetlerinin uluslararası pazarlarda tanıtılması, markalaştırılması ve kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla önemli destekler sağlar.
T.C. Ticaret Bakanlığı bu kararı yürütüyor ve yazılım, mobil uygulama, dijital oyun gibi alanlardaki firmaların rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Ancak bu desteklerden yararlanmak isteyen şirketlerin gözden kaçırmaması gereken çok kritik bir aşama var: ön onay süreci.
5447 Sayılı Kararda Ön Onay Süreci Neden Zorunlu?
Öncelikle destek başvurularının ilk mercii çoğu zaman Hizmet İhracatçıları Birliği iken, ön onay sürecini doğrudan T.C. Ticaret Bakanlığı yürütür.
Özellikle bazı destek kalemlerinde ön onay almadan yapılan harcamaları Bakanlık destek kapsamına almaz. Bu nedenle, ön onay aşamasını atlamak; başvurunun reddedilmesine neden olacaktır.
Bu yazıda 5447 Sayılı Kararda ön onay sürecinin neden kritik olduğunu ve hangi adımlarla tamamlanması gerektiğini ele alıyoruz.
Ön Onay Alınması Zorunlu Destek Kalemleri
5447 Sayılı Karar kapsamında şirketler aşağıdaki destek kalemleri için ön onay almak zorundadır:
- Rapor ve Veri Analizi Desteği
- Yazılım, Mobil Uygulama ve Dijital Oyun Geliştirme Desteği
- Donanım Kiralama Desteği
- Pazara Giriş Desteği
- Genel Amaçlı Reklam, Tanıtım ve Pazarlama Desteği
- Ürün Yerleştirme Desteği
- Yurt Dışı Birim Desteği
Bu nedenle bu kalemlerde ön onay almayan firmalar destekten yararlanamaz.
Ön Onay Süreci Nasıl İşliyor?
Ön onay, destek başvurusunun temelini oluşturur.
T.C. Ticaret Bakanlığı, yapılan ön onay başvurularını; teklifin içeriği, hizmet sağlayıcının uzmanlığı, bütçenin uygunluğu ve planın uygulanabilirliği gibi kriterlere göre değerlendirir.
Ayrıca başvuru süreci kısaca şu adımlardan oluşur:
- İlgili destek için ön onay başvuru formunun doldurulması
- Hizmet sağlayıcıdan alınan teklif, şartname, iş planı ve benzer referans çalışmaların dosyaya eklenmesi
- Şirket veya işbirliği kuruluşu, hazırladığı dosyayı T.C. Ticaret Bakanlığı’na iletir.
- Bakanlık başvuruyu uygun bulursa ön onayı verir.
Ön Onay, Destek Hakkı Kazanmak Değildir
Bu arada sık yapılan hatalardan biri, ön onayın destek hakkı kazandırdığı düşüncesidir.
Oysa ön onay sadece ilk adımdır.
Sonuç olarak Bakanlık ön onay verse bile bu durum kesin olarak ödeme garantisi vermez. Ön onay sonrasında da destek başvuru sürecinin mevzuata uygun ve eksiksiz yürütülmesi gerekir.
BİLDEM: Sürecin Her Aşamasında Yanınızda
BİLDEM olarak; ön onaydan destek ödemesine kadar tüm süreci adım adım planlıyor, firmaların dosyalarını mevzuata uygun şekilde hazırlamalarına destek oluyoruz.
Ayrıca 5447 Sayılı Karar Başvuru Süreci Adım Adım Rehberimizde tüm süreçleri detaylı olarak inceleyebilirsiniz.
Doğru planlanmış bir ön onay süreci, sonraki tüm destek aşamalarının da sorunsuz ilerlemesini sağlayacaktır.
Başarılı bir destek başvurusunun temeli, doğru kurgulanmış bir ön onay sürecidir.
Giriş
Son yıllarda Türkiye’de en hızlı büyüyen alanlar yazılım ihracatı ve bilişim ihracatı oldu. Türk şirketleri, yazılım, mobil uygulama, dijital oyun ve bilişim hizmetlerini dünyanın farklı pazarlarına ihraç ediyor. Bununla birlikte, bu alanın önemi sadece ekonomik değil, stratejik boyutlar da taşıyor. Özellikle, yazılım ihracatı bu dönüşümde başrol oynamaktadır.
Bilişim İhracatı Nedir?
Bilişim ihracatı, Türkiye’de geliştirilen yazılım ve bilişim hizmetlerinin yurt dışına satılmasıdır. Kısacası, teknoloji tabanlı tüm ürün ve hizmetlerin uluslararası pazarlara açılması bilişim ihracatı kapsamındadır.
Buna şunlar dahildir:
- Yazılım programları
- Mobil uygulamalar
- Dijital oyunlar
- Bulut tabanlı hizmetler
- Yapay zekâ çözümleri
- Siber güvenlik hizmetleri
Türkiye İçin Bilişim İhracatının Önemi
Bilişim ihracatı, ekonomik getirisi kadar stratejik değer de taşır:
- Katma değerli döviz geliri: Yazılım ihracatı, maliyeti düşük ancak getirisi yüksek bir sektördür. Üstelik, ihracat kalemleri arasında en hızlı büyüyen alanlardan biridir.
- Genç ve dinamik iş gücü: Türkiye’nin teknolojiye yatkın genç nüfusu, küresel pazarlarda rekabet avantajı sağlar. Ayrıca, bu genç nüfus inovasyon potansiyeli açısından da güçlüdür.
- Sürdürülebilir ihracat modeli: Fiziksel ürünlerdeki lojistik sorunlar yoktur, yazılım kolayca sınır aşar. Böylece sürdürülebilir bir büyüme modeli ortaya çıkar.
- Marka gücü: Uluslararası başarı hikâyeleri, Türkiye’nin teknoloji alanındaki imajını güçlendirir.
Yazılım İhracatına Nasıl Başlanır?
Yurt dışına yazılım satmak isteyen şirketler için temel adımlar:
- Pazar araştırması: Hangi ülkede hangi yazılım veya hizmetin daha çok talep gördüğünü belirlemek. Öncelikle, doğru pazarın seçilmesi kritik bir adımdır.
- Yasal hazırlık: Sözleşmeler, marka tescilleri, veri güvenliği standartları. Ardından, hukuki süreçler tamamlanmalıdır.
- Dijital pazarlama: Google Ads, sosyal medya ve fuarlar aracılığıyla hedef müşterilere ulaşmak. Böylece, doğru müşteriyle doğru zamanda buluşmak mümkün olur.
- Devlet destekleri: 5447 sayılı karar kapsamında Ticaret Bakanlığı, bilişim ve yazılım şirketlerine birçok destek sunar. Sonuç olarak bu destekler global pazara açılmayı kolaylaştırır. 5447 sayılı cumhurbaşkanlığı kararına buradan ulaşabilirsiniz: https://ticaret.gov.tr/destekler/hizmet-sektoru-destekleri/bilisim
Ancak başvuru sürecinde sık yapılan hatalar firmaların desteklerden yararlanmasını zorlaştırabiliyor. Bunun için hazırladığımız rehbere göz atabilirsiniz:
Devlet desteklerine başvururken sık yapılan 5 hata
Bilişim Destekleri ile Yurt Dışına Açılmak
Ticaret Bakanlığı destekleri, bilişim ihracatını artırmak için kritik bir avantaj sağlar. Devlet;
- Yurt dışı marka tescil ve danışmanlık,
- Yurt dışı reklam, Google Ads ve dijital pazarlama,
- Ofis kiralama ve temsilcilik,
- Fuar ve etkinlik katılım giderleri
gibi pek çok harcamanın %60’ını geri öder. Dolayısıyla, bilişim destekleri, ihracata adım atmayı çok daha maliyetsiz hale getirir.
Sonuç
Bilişim ihracatı, Türkiye’nin gelecekte en çok değer kazanacak ihracat alanlarından biridir. Yazılım ihracatı yapan firmalar, devlet destekleri sayesinde global pazarlara daha kolay açılabilir. Kısacası, doğru strateji ve profesyonel danışmanlıkla uluslararası pazarda yer almak her zamankinden daha ulaşılabilir hale gelmiştir.
BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi olarak, 5447 sayılı karar kapsamındaki tüm başvuru ve süreçlerde yanınızdayız.
Yurt dışına açılmak isteyen bilişim şirketleri, global pazarlarda büyümenin en doğal yolunu ihracatta buluyor. Özellikle yazılım, mobil uygulama ve dijital hizmet üreten firmalar için yurt dışı pazarlara ulaşmak, büyümenin en doğal yoludur. Ancak bu yolculuğa çıkan her şirketin aklında aynı soru vardır: Nereden başlamalıyız?
1. Yurt Dışına Açılmak İsteyen Bilişim Şirketleri İçin İhracat Destekleri
Ticaret Bakanlığı, bilişim ihracatını artırmak amacıyla yazılım ve bilişim firmalarına önemli devlet destekleri sunmaktadır. Bu destekler, yurt dışında ofis açmaktan reklam ve tanıtıma, danışmanlık hizmetlerinden yazılım yerelleştirmeye kadar birçok alanda avantaj sağlar.
Örneğin; yeni bir pazara giriş yapan yazılım firması, yurt dışındaki reklam masraflarının bir kısmını devlet desteğiyle karşılayabilir. Böylece bilişim şirketleri yurt dışına açılırken finansal yüklerini hafifletir.
Çözüm: İlk adım olarak hangi desteklerden faydalanabileceğinizi belirleyin. Daha fazla bilgi için Ticaret Bakanlığı destek programları sayfasını inceleyebilirsiniz. Ayrıca detaylı örnekler için sitemizdeki Ticaret Bakanlığı Destekleri yazımızı okuyabilirsiniz.
2. Mevzuatı ve Başvuru Sürecini Tanıyın
Yurt dışı desteğe başvurmak sadece birkaç form doldurmakla bitmez. Süreç; Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) üyeliği, DYS kaydı, resmi yazışmalar ve başvuru dosyalarının hazırlanması gibi birçok aşamadan oluşur.
Bu süreçte firmaların en sık yaptığı hata mevzuatı göz ardı etmektir. Ancak unutmayın ki yanlış veya eksik belgeler, başvuruların reddedilmesine yol açar.
Çözüm: Gereksiz risk almamak için mevzuatı dikkatle inceleyin. Bununla birlikte, deneyimli bir danışmandan destek alarak hata yapma ihtimalinizi en aza indirin.
3. Süreci Stratejik Olarak Planlayın
Her firmanın hedefi ve yapısı farklıdır. Bu nedenle bilişim şirketleri yurt dışı açılımını kendi stratejilerine uygun planlamalıdır.
Şu soruları mutlaka yanıtlamalısınız:
- Hangi ülke veya bölgede faaliyet göstereceksiniz?
- Hangi destek kalemleri firmanız için en uygun olanlardır?
- Ekibiniz ve altyapınız yurt dışına açılmaya hazır mı?
Sonuç olarak, bu sorulara vereceğiniz cevaplar hem stratejinizi güçlendirecek hem de başvuru sürecini hızlandıracaktır. Planlı hareket eden firmalar, desteklerden maksimum verim elde eder.
Bilişim Şirketleri İçin Yurt Dışı Açılımında Doğru Adımlar
Yurt dışına açılmak isteyen bilişim şirketleri için doğru destekleri bilmek, mevzuata hakim olmak ve süreci stratejik biçimde planlamak büyük önem taşır.
BİLDEM olarak, yazılım ve bilişim firmalarına devlet destekleri ve ihracat süreçlerinde uçtan uca danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Kısacası, tecrübemiz sayesinde firmanızın küresel pazarlara güvenle açılmasını sağlıyoruz.
Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin!


