2025–2026 EK-36B Yurt Dışı Etkinlik Listeleri Ne Söylüyor?

Bilişim Sektörü İçin Destek Stratejisinin Sayılar ve Eğilimler Üzerinden Analizi

T.C. Ticaret Bakanlığı, bilişim hizmetleri sektörüne yönelik EK-36B Yurt Dışı Etkinlik Desteği kapsamında 2026 yılı desteklenen yurt dışı etkinlik listesini yayımladı.

2025 ve 2026 listeleri birlikte incelendiğinde, yalnızca yıllık bir güncellemeden değil; destek politikasında belirgin bir strateji değişiminden söz etmek mümkün.

Öncelikle bu listeler;

Bu yazıda 2025 ve 2026 listelerini birlikte ele alarak:

Destek Kapsamındaki Etkinlik Sayıları: Seçici Bir Daralma

2025 yılında 5447 sayılı karar kapsamında yurt dışı etkinlik desteği listesinde etkinlik sayısı 304 iken, 2026 yılı için yayımlanan güncel listede bu sayı 187’ye düşürülmüş.

2026 listesinde desteklenen etkinlik sayısında yaklaşık %38’lik bir azalma mevcut.

Bu tablo, destek mekanizmasının artık:

Başka bir ifadeyle, daha az ama daha hedefli bir destek yaklaşımı söz konusu.

Coğrafi Analiz: Odak Pazarlar Netleşiyor

2025 – Geniş Coğrafi Yayılım

2025 listesinde en çok etkinlik desteklenen ülkeler:

Başka bir ifadeyle bu dağılım; Avrupa, Kuzey Amerika ve Körfez ülkelerini kapsayan geniş bir coğrafi yayılım şeklineydi.

2026 – Merkez Pazarlara Derinleşme

2026 listesinde öne çıkan ülkeler ise:

Yeni listede özellikle ABD ve Batı Avrupa belirgin biçimde öne çıkıyor.
İspanya gibi daha çevresel pazarların ağırlığı azalıyor.

Bu tablo, Türk bilişim firmalarının satışa ve ölçeklenmeye en hızlı ulaşabileceği çekirdek pazarlara odaklanıldığını açıkça gösteriyor.

Konu ve Tema Analizi: Hangi Etkinlikler Öne Çıkıyor?

Bunun yanı sıra etkinlik adları üzerinden yapılan tematik sınıflandırma, destek yaklaşımındaki dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor.

2025 Tematik Dağılım

Bununla beraber 2025 listesinde oldukça geniş ve kapsayıcı bir tema seti dikkat çekiyor.

2026 Tematik Dağılım

özetle güncel listede:

2026 EK-36B Listesinden Okunan Destek Stratejisi

Öte yandan 2026 listesi, bilişim firmalarına üç güçlü stratejik sinyal veriyor:

1. Satış ve Ölçeklenme Odaklılık

Ayrıca teknik içerikli konferanslardan ziyade;

2. Global Merkezlere Yönelim

Özellikle ABD, Birleşik Krallık ve Almanya;
“herkesin olduğu pazarlar” değil,
oyunun kurallarının yazıldığı merkezler olarak görülür.

3. Seçici ve Sinyali Güçlü Bir Liste

Bunun yanında 2026 listesi firmalara açık bir mesaj veriyor:
Her etkinlik destek kapsamında değerlendirilmiyor.

Ancak doğru pazar + doğru etkinlik + doğru zaman bir araya geldiğinde, destek mekanizması güçlü biçimde devreye giriyor.

Aynı zamanda bu destek kalemi hakkında daha fazla bilgi alabilmek için Yurt Dışı Etkinlik Bireysel ve Milli Katılım Desteği başlıklı sayfamıza göz atabilirsiniz.

Sonuç: Yurt Dışı Etkinlik Desteği Kapsamında Firmalar Bu Listeleri Nasıl Okumalı?

Sonuç olarak 2025 ve 2026 listeleri birlikte değerlendirildiğinde, EK-36B artık yalnızca bir katılım desteği değil; bilişim firmaları için stratejik bir yol haritası niteliği taşıyor.

Yani bu listeler firmalara şu soruların cevabını veriyor:

Dolayısıyla biz BİLDEM olarak bu listeleri yalnızca “neresi desteklenir?” sorusuyla değil;
“firmanın ihracat yolculuğunda hangi adım, ne zaman atılmalı?” perspektifiyle okuyoruz.

Çünkü bu süreçte doğru etkinlik seçimi, yalnızca destek almak için değil; ihracatı büyütmek için önem arz eder.

Türkiye’nin yazılım ve bilişim ekosistemi, 2025 yılıyla birlikte hiç olmadığı kadar hızlı büyüyor. Özellikle 5447 sayılı Karar, KOSGEB programları, TÜBİTAK destekleri ve Teknokent avantajları sayesinde firmalar artık hem daha düşük maliyetle yurt dışına açılabiliyor hem de ürünlerini ölçeklendirebiliyor. Bu nedenle size bu yazıda bir bilişim destek rehberi oluşturduk.

Biz BİLDEM olarak, sektördeki 28 yıllık kamu deneyimimizle bilişim ve yazılım şirketlerinin tüm destek süreçlerini uçtan uca yönetiyoruz. Bununla birlikte, firmaların hangi desteklere gerçekten uygun olduğunu belirlemek için detaylı analizler yapıyor ve her şirket için özel yol haritaları oluşturuyoruz.

Bu rehberde, 2025 yılında yazılım ve teknoloji firmalarına sunulan tüm devlet desteklerini tek bir çatı altında toplamayı amaçladık. Böylece hem kapsamlı bir bilgi sunuyor hem de doğru stratejilerle bu desteklerden nasıl yararlanabileceğinizi bilişim destek rehberi ile açıklıyoruz.


1. 5447 Sayılı Karar – Yazılım İhracatının Temel Taşı

5447 sayılı Karar, Türkiye’nin bilişim ihracatını artırmak amacıyla hazırlanan en kapsamlı destek mekanizmasıdır. Bu nedenle yazılım, mobil uygulama, oyun, SaaS ve tüm bilişim tabanlı hizmet firmaları için kritik bir rol oynar.

Ayrıca kararın içeriği, hem maliyetleri azaltmak hem de global pazarlara giriş süreçlerini hızlandırmak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle, özellikle büyüme aşamasındaki firmalar için büyük bir kaldıraç etkisi yaratır.

5447 Kapsamında Desteklenen Giderler

1) Hosting, sunucu ve bulut giderleri

Yazılım firmalarının en önemli maliyet kalemlerinden biri olan bulut servisleri, bu destekle birlikte önemli ölçüde azalır. Ayrıca CDN, veri depolama, sunucu kiralama gibi giderler de kapsam içerisindedir.

2) Uluslararası reklam ve pazarlama giderleri

Google Ads, LinkedIn Ads, Meta reklamları, dijital pazarlama ajansı hizmetleri, reklam danışmanlığı ve hatta bazı sosyal medya içerik üretim giderleri destek kapsamındadır. Bu nedenle markalaşmak isteyen firmalar için ideal bir yapıdır.

3) Komisyon giderleri

App Store, Google Play, SaaS pazar yerleri gibi platformlara ödenen komisyonlar artık destekleniyor. Dolayısıyla uygulama ve SaaS şirketleri için bu kalem büyük bir avantaj sağlar.

4) Personel desteği

Geliştirici, test uzmanı, güvenlik mühendisi, ürün yöneticisi gibi pozisyonlarda çalışan personelin ücretleri belirli oranlarda desteklenmektedir. Böylece firmalar büyüme dönemlerinde mali yüklerini azaltabilir.

5) Danışmanlık giderleri

UI/UX, test-analiz, güvenlik, ürün stratejisi, pazarlama danışmanlığı gibi profesyonel hizmetler de destek kapsamındadır. Özellikle ihracata hazırlanan firmalar açısından bu kalem oldukça değerlidir.


2. KOSGEB 2025 – Girişimcilik ve Büyüme Destekleri

KOSGEB, 2025 yılında bilişim ve teknoloji girişimlerine yönelik desteklerini önemli ölçüde güçlendirdi. Ayrıca programın hem iş kurma hem iş geliştirme aşamalarında sunduğu hibeler, yazılım firmalarının ilk adımlarını kolaylaştırır.

İş Kurma Desteği – 0–1 yaş işletmeler

Bu destek özellikle ilk yıl nakit akışının zor olduğu dönemlerde işletmelere önemli bir katkı sağlar.

Personel Gideri Desteği – 3 yıl boyunca

Her yıl 360 prim günü olan çalışan için bir aylık brüt asgari ücretin işverene maliyeti kadar destek verilir. Dolayısıyla işletmeler, ilk ölçeklenme dönemlerinde ekip kurma konusunda daha özgür hareket edebilir.

İş Geliştirme Desteği – 0–3 yaş bilişim işletmeleri

Bu program, bilişim sektöründe en etkili desteklerden biridir.

Destekleyici giderler arasında yazılım geliştirme, makine-teçhizat, test-analiz, danışmanlık, patent, tasarım ve personel harcamaları yer alır. Böylece girişimciler ürünlerini daha güvenli, hızlı ve kaliteli şekilde geliştirme imkânı bulur.


3. TÜBİTAK Destekleri – Ar-Ge ve Yenilikçilik Odaklı Yapılar

TÜBİTAK, özellikle yapay zekâ, büyük veri, IoT, siber güvenlik gibi ileri teknoloji alanlarında çalışan yazılım firmaları için yüksek oranlı hibe programları sunar. Bu programlar hem ürünlerin teknolojik derinliğini artırır hem de firmaların global rekabete hazırlanmasını sağlar.

Ayrıca TÜBİTAK projeleri, firmanın Ar-Ge kültürünü kurmasına yardımcı olur.

1507 – KOBİ Ar-Ge Başlangıç Programı

1512 – BİGG Programı

Diğer Programlar: 1501, 1505, 1511, 1707

Bu programlar; personel, yazılım lisansları, donanım, test-analiz gibi çok geniş bir maliyet kalemini destekler. Böylece firmalar hem teknolojik geliştirme yapabilir hem de rekabetçi ürünler ortaya çıkarabilir.


4. Teknokent ve Ar-Ge Merkezi Destekleri

Teknokentler, bilişim firmaları için sadece bir ofis alanı değil, aynı zamanda büyük bir vergi avantajı mekanizmasıdır. Ayrıca teknokent ekosistemi firmaların büyüme hızını önemli ölçüde artırır.

Teknokent Avantajları

Bu nedenle yazılım ağırlıklı çalışan firmalar için teknokentlere giriş, maliyetleri doğrudan azaltan stratejik bir adımdır.

Ar-Ge Merkezi – 5746 Sayılı Kanun

En az 15 personeli bulunan şirketler için Ar-Ge merkezi açmak mümkündür. Böylece hem TÜBİTAK hem KOSGEB hem de yatırım teşvikleriyle uyumlu çalışan güçlü bir mali yapı oluşturulabilir.


5. Yatırım Teşvik Belgesi – Altyapı ve Büyüme Yatırımları İçin Avantajlar

Yatırım Teşvik Belgesi (YTB), yazılım şirketlerinin altyapı yatırımlarını destekleyen en geniş kapsamlı mekanizmalardan biridir. Özellikle donanım, sunucu, test altyapısı ve Ar-Ge ekipmanlarının alımında büyük mali avantaj sağlar.

YTB avantajları şunlardır:

Dolayısıyla büyümesini hızlandırmak ve altyapısını güçlendirmek isteyen bilişim firmaları için bu teşvik oldukça değerlidir.


6. Destek Süreçlerinde Yapılan En Yaygın Hatalar

28 yıllık kamu tecrübemizle biliyoruz ki, destek başvurularında yapılan hatalar genellikle birbirine benzer. Ancak birkaç kritik noktaya dikkat ederek bu hataların tamamı önlenebilir.

1) Yanlış NACE kodu kullanımı

Birçok firma, yanlış NACE koduyla başvuru yaptığı için desteklerden yararlanamaz. Bu nedenle şirket açılışında doğru NACE seçimi kritik öneme sahiptir.

2) Belgelerin eksik veya hatalı yüklenmesi

Özellikle DYS’de tarih, imza ve içerik tutarsızlıkları sıkça reddedilme sebebidir. Bu nedenle başvuru dosyasının profesyonel şekilde hazırlanması çok önemlidir.

3) Destek kapsamıyla uyuşmayan harcamalar

Örneğin reklam desteğinde ajans sözleşmesinin eksik olması, hosting faturalarında domain bedellerinin ayrıştırılmaması gibi detaylar reddedilmeye yol açabilir.

4) Stratejik yol haritasının yanlış kurulması

KOSGEB → TÜBİTAK → Teknokent → 5447 → YTB şeklinde gitmesi gereken destek sıralaması, yanlış planlandığında zaman kaybı yaratır.


7. 2025 İçin Bilişim Firmalarına Önerilen Yol Haritası

2025 yılında en verimli şekilde büyümek isteyen yazılım ve bilişim şirketlerine bilişim destek rehberinde önerdiğimiz yol haritası şöyledir:

  1. KOSGEB ile başlangıç sermayesi ve ilk ekip kurulumu
  2. TÜBİTAK ile Ar-Ge geliştirme süreci
  3. Teknokent ile vergi avantajı ve Ar-Ge kültürü
  4. 5447 ile global pazarlara açılma ve markalaşma
  5. YTB ile altyapı yatırımı ve ölçeklenme

Bu süreç, firmaların hızlı büyümesini sağlarken aynı zamanda maliyetlerini de düşürür.


8. Sonuç – Bilişimin İhracat Gücünü Birlikte Artırıyoruz

2025 yılı bilişim sektörü için büyük fırsatlarla geliyor. Çünkü artık hem girişimciler hem de ölçekli yazılım firmaları için farklı aşamalarda kullanılabilecek çok sayıda destek bulunuyor. Bununla birlikte doğru strateji, doğru başvuru ve doğru belge yönetimi olmadan bu desteklerden verimli şekilde yararlanmak mümkün olmayabilir.

Biz BİLDEM olarak, sektörün her aşamasında yanınızda yer alıyor; başvuru stratejisinden belge hazırlığına, DYS yönetiminden sonuçlandırmaya kadar tüm süreci profesyonel şekilde yürütüyoruz.

Eğer siz de yazılım veya bilişim firmanız için hangi desteklerden yararlanabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, hemen bizimle iletişime geçebilir ve ücretsiz destek analizimizi talep edebilirsiniz.

Bilişim ihracatı danışmanlığı, yazılım ve bilişim firmalarının yurt dışına açılırken adımlarını daha güvenli ve planlı atmasını sağlar. Günümüzde yazılım ve teknoloji firmaları için ihracat artık bir tercih değil, büyümenin zorunlu bir aşamasıdır. Ancak bu büyüme sürecinde Ticaret Bakanlığı’nın sunduğu destekler, tek başına okunarak kavranacak kadar basit değildir.

Öncelikle, firmalar hem 5447 sayılı karar kapsamındaki destekleri doğru anlamalı hem de bu destekleri işlerinin doğal akışına entegre etmelidir. Bu noktada profesyonel danışmanlık devreye girer ve süreci planlı, ölçülebilir ve sürdürülebilir hale getirir.

Bilişim İhracatı Danışmanlığı Neden Stratejik Bir İhtiyaç?

Bilişim ihracatı danışmanlığı, yalnızca bir başvuru desteği değildir. Aslında bu hizmet, firmanın genel iş stratejisini, ihracat hedeflerini ve mevcut operasyonlarını birlikte ele alır.

Öncelikle danışman, firmanın mevcut durumunu analiz eder. Daha sonra, hangi pazarlara hangi ürün ve hizmetlerle açılabileceğini birlikte tartışır. Bu sayede firma, plansız denemeler yerine, desteklerle uyumlu ve uzun vadeli bir yol haritası oluşturur.

Ayrıca, danışmanlık hizmeti; rakiplerin konumunu, pazardaki beklentileri ve teknik gereklilikleri de masaya yatırır. Böylece yönetim ekibi daha net kararlar alır.

Mevzuat ve Başvuru Süreçlerini Bilişim İhracatı Danışmanlığı ile Kolaylaştırmak

5447 sayılı karar kapsamındaki yazılım, mobil uygulama ve dijital oyun destekleri, dikkatle yürütülmesi gereken çok adımlı bir yapıya sahiptir. Yalnızca mevzuatı okumak çoğu zaman yeterli olmaz; çünkü ayrıntılar ve uygulama pratikleri sürecin sonucunu belirler.

Örneğin bir firma, uygun destek kalemlerini seçerken şu adımları eksiksiz takip etmek zorundadır:

Bununla birlikte, her aşamada mevzuat ayrıntılarını doğru yorumlamak gerekir. Aksi takdirde destek reddi, gecikme veya geri ödeme riski ortaya çıkar. Bilişim ihracatı danışmanlığı, bu riskleri en aza indirir ve süreci daha öngörülebilir hale getirir.

Dijital Sistemler: DYS, KEP ve E-İmza Süreçlerinde Danışmanlığın Rolü

İhracat destek başvuruları bugün tamamen dijital sistemler üzerinden ilerler. Bu nedenle firmalar; DYS, KEP ve e-imza altyapılarını etkin kullanmak zorundadır.

Öncelikle, belgelerin doğru formatta hazırlanması ve sisteme zamanında yüklenmesi gerekir. Ayrıca KEP üzerinden yapılacak resmi yazışmaları da dikkatle yönetmek önem taşır. Buna ek olarak, sistemde yapılan her güncelleme ve bildirim düzenli şekilde takip edilmelidir.

Birçok firma bu teknik adımları yönetirken zorlanır. Özellikle yoğun proje dönemlerinde, yöneticiler bu süreçlere zaman ayıramaz. Bilişim ihracatı danışmanlığı bu noktada devreye girer ve:

Böylece yönetim ekibi, zamanını asıl işine, yani ürüne ve pazara odaklayabilir.

Dijital başvuru süreçlerinin temel aşamalarını anlattığımız rehbere de göz atabilirsiniz:
DYS Üzerinden Destek Başvurusu Nasıl Yapılır?

Kendi İç Ekiplerini Kuramayan Bilişim Firmaları İçin Verimli Bir Çözüm

Özellikle KOBİ ölçeğindeki yazılım ve bilişim firmaları, yalnızca destek süreçlerine odaklanan bir iç ekip kurmakta zorlanır.

Öncelikle, mevzuata hâkim personel bulmak ve yetiştirmek zaman alır. Ayrıca, bu personelin sürekli mevzuat değişikliklerini takip etmesi gerekir. Diğer yandan, firma bu süreçleri kendi içinde yönetmeye çalıştığında, üretim ve satış ekiplerinin odağı dağılır.

Bu nedenle, bilişim ihracatı danışmanlığı firmalara daha verimli bir seçenek sunar. Danışmanlar süreci uçtan uca takip eder, raporlar hazırlar ve düzenli olarak firmayı bilgilendirir. Böylece firma, destekleri kaybetmeden ve ekstra insan kaynağı oluşturmadan sürece hakim olur.

Danışmanlık Sadece Başvuru Değil, Gerçek Bir Stratejidir

Deneyimli bir danışman yalnızca form doldurmaz. Öncelikle, firmanın mevcut faaliyetlerini inceler ve hangi faaliyetlerin destekle uyumlu olduğuna birlikte bakar. Ardından, bu faaliyetleri 5447 sayılı karar kapsamında değerlendirir ve stratejik bir plan oluşturur.

Şu ayrımı özellikle vurgulamak gerekir:

Bununla birlikte, bilişim ihracatı danışmanlığı, firmanın orta ve uzun vadeli hedeflerini de dikkate alır. Böylece firma yalnızca bugün için değil, gelecek yıllar için de güçlü bir ihracat altyapısı kurar.

Örnek Bir Uygulama: Yurt Dışında Büyüyen Yazılım Firması

Danışmanlık desteği sunduğumuz yazılım firmalarından biri, adımlarını belirli bir sıra ve stratejiyle attı.

Öncelikle firma, hedef pazarlarda faaliyet göstermek için yurt dışında ofis açtı. Daha sonra İngiltere, Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde marka tescil süreçlerini tamamladı. Buna paralel olarak, Google ve Meta reklamlarına yatırım yaparak dijital görünürlüğünü artırdı. Ayrıca, uluslararası fuarlara düzenli katılım sağlayan bir yapı kurdu.

BİLDEM olarak bu firmaya bilişim ihracatı danışmanlığı sunarken şu adımları izledik:

Sonuç olarak firma, ihracat kapasitesini artırdı ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etti.

Bilişim İhracatı Danışmanlığı: Kısa Vadeli Değil, Uzun Vadeli Bir Yatırım

Firmalar bilişim ihracatı danışmanlığını tek bir destek için değil, uzun vadeli büyüme stratejilerini güçlendirmek için seçer. Bu danışmanlık, şirketlerin uluslararası pazarda sürdürülebilir biçimde büyümesine destek verir.

Sonuç olarak, profesyonel danışmanlık; destek mekanizmalarından doğru biçimde yararlanmayı, riskleri azaltmayı ve ihracat stratejisini netleştirmeyi sağlar. Böylece bilişim firmaları, rekabet gücünü korur ve yurt dışında kalıcı bir varlık oluşturur.

Daha fazla resmi bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda, Ticaret Bakanlığı’nın ilgili sayfasını da inceleyebilirsiniz:
T.C. Ticaret Bakanlığı – Hizmet İhracatı Destekleri

BİLDEM ile Bilişim İhracatı Danışmanlığında Güvenli Bir Yol Arkadaşı

BİLDEM – Bilişim Destek Merkezi olarak:

Yazılım ihracatı destekleri sürecinde güvenilir bir yol arkadaşı arıyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sizin için en uygun destek kalemlerini birlikte belirleriz ve başvurularınızı profesyonel biçimde yönetiriz.

Daha ayrıntılı bilgi için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz:
www.bilisimdestekmerkezi.com

DYS, “Doküman Yönetim Sistemi”nin kısaltmasıdır. Bu sistem, kurumların belgelerini elektronik ortamda oluşturmasını, depolamasını, onaylamasını ve arşivlemesini sağlar.
Kısaca DYS, belgelerin yaşam döngüsünü dijital ortama taşır.

Bu yapı, elektronik belge yönetimi kavramıyla yakından ilişkilidir. Günümüzde kamu kurumları ve özel sektör, evrak süreçlerinde DYS’ye dayalı bir düzen kullanır. Böylece hem hız hem de güvenlik artar.


DYS’nin Temel İşlevleri ve Özellikleri

Her şeyden önce Doküman Yönetim Sistemi, yalnızca arşivleme aracı değildir. Aşağıdaki işlevler, sistemin kurumsal süreçlerdeki önemini açıkça gösterir.

Bu özellikler sayesinde DYS, kurumların bilgiye erişim süresini kısaltır ve belge güvenliğini artırır.

DYS’nin Faydaları ve Katkıları

DYS sistemleri, kurumların dijital dönüşümünde kilit bir rol oynar. İşte en önemli avantajlar:

1. Verimlilik ve Zaman Tasarrufu

Kullanıcılar belgeleri saniyeler içinde bulur.

Onay süreçleri hızlanır.

2. Kağıt ve Maliyet Tasarrufu

Fiziksel arşiv ihtiyacı ortadan kalkar. Baskı ve posta maliyetleri azalır.

3. Bilgi Güvenliği

Sistem, yetkisiz erişimleri engeller. Her işlem kayıt altına alınır.

4. Şeffaflık ve İzlenebilirlik

Süreçlerin her adımı sistemde görünür hale gelir. Kullanıcılar gecikmeleri kolayca tespit eder.

5. Uzak Erişim

Yetkili kullanıcılar internet bağlantısıyla her yerden erişim sağlar.

6. Yasal Uyum

DYS, resmî yazışma standartlarına ve arşivleme mevzuatına uygunluk sunar.

Bu avantajlar, kurumların hem zamandan hem kaynaktan tasarruf etmesini sağlar. Ayrıca DYS, çalışanların belgelerle uğraşmak yerine iş sonuçlarına odaklanmasını sağlar.

Türkiye’de DYS Uygulamaları ve Resmî Örnekler

DYS, Türkiye’de birçok kamu kurumunda aktif olarak kullanılıyor. İşte bazı örnekler:

Millî Eğitim Bakanlığı – MEB DYS

Millî Eğitim Bakanlığı, 54 bin kurumda elektronik belge yönetimi için MEB DYS sistemini kullanıyor.

Ticaret Bakanlığı – Destek Yönetim Sistemi (DYS)

Bakanlık, ihracat destek başvurularını ve belge süreçlerini Destek Yönetim Sistemi (DYS) üzerinden yürütüyor.

Bu sayede firmaların destek belgelerini çevrimiçi göndermesine ve başvuru süreçlerini izlemesine imkân tanır. İhracatçı birlikleri, DYS kayıt işlemlerini elektronik ortamda alır. Ayrıca, 2023 genelgeleriyle sistemin işleyişi güncellenmiştir.

Üniversiteler

Pamukkale Üniversitesi gibi birçok üniversite, yazışma ve belge işlemlerinde DYS altyapısını kullanır.

DYS’yi Uygularken Dikkat Edilmesi Gerekenler

DYS’nin başarılı şekilde işlemesi için bazı unsurlar göz ardı edilmemelidir:

  1. Kullanıcı Eğitimi: Personel sisteme hâkim olmalıdır.
  2. Güvenli Altyapı: Sunucu ve ağ sistemleri güvenli çalışmalıdır.
  3. Veri Aktarımı: Eski belgeler dikkatle sisteme entegre edilmelidir.
  4. Yetki Tanımları: Roller açık biçimde belirlenmelidir.
  5. Bakım ve Güncelleme: Yazılım düzenli olarak kontrol edilmelidir.
  6. Sistem Uyumu: Mevcut yazılımlarla entegrasyon sağlanmalıdır.
  7. Mevzuata Uyum: Arşivleme ve saklama süreleri yasal çerçeveye uygun olmalıdır.

Aynı zamanda sistemin uzun ömürlü ve verimli çalışmasını sağlar. Ayrıca, çalışanların sisteme adaptasyon süresini kısaltır.

Sonuç

DYS (Doküman Yönetim Sistemi), belgeleri güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir biçimde yönetir.

Bugün hem MEB hem de Ticaret Bakanlığı gibi kamu kurumları DYS’yi aktif biçimde kullanıyor.

Öte yandan doğru uygulandığında DYS:

Kısacası, DYS yalnızca bir belge yönetim aracı değil; kurumun dijital omurgasıdır.mun dijital omurgasıdır.

Giriş: 5447 Sayılı Karar ve Destek Mekanizması

5447 Sayılı Kararda ön onay süreci, bilişim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin desteklerden yararlanabilmesi için kritik bir adımı oluşturur. 5447 Sayılı Karar, yazılım, mobil uygulama, dijital oyun ve dijital hizmet platformları gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlere; ürün ve hizmetlerinin uluslararası pazarlarda tanıtılması, markalaştırılması ve kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla önemli destekler sağlar.

T.C. Ticaret Bakanlığı bu kararı yürütüyor ve yazılım, mobil uygulama, dijital oyun gibi alanlardaki firmaların rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Ancak bu desteklerden yararlanmak isteyen şirketlerin gözden kaçırmaması gereken çok kritik bir aşama var: ön onay süreci.


5447 Sayılı Kararda Ön Onay Süreci Neden Zorunlu?

Öncelikle destek başvurularının ilk mercii çoğu zaman Hizmet İhracatçıları Birliği iken, ön onay sürecini doğrudan T.C. Ticaret Bakanlığı yürütür.

Özellikle bazı destek kalemlerinde ön onay almadan yapılan harcamaları Bakanlık destek kapsamına almaz. Bu nedenle, ön onay aşamasını atlamak; başvurunun reddedilmesine neden olacaktır.

Bu yazıda 5447 Sayılı Kararda ön onay sürecinin neden kritik olduğunu ve hangi adımlarla tamamlanması gerektiğini ele alıyoruz.

Ön Onay Alınması Zorunlu Destek Kalemleri

5447 Sayılı Karar kapsamında şirketler aşağıdaki destek kalemleri için ön onay almak zorundadır:

Bu nedenle bu kalemlerde ön onay almayan firmalar destekten yararlanamaz.

Ön Onay Süreci Nasıl İşliyor?

Ön onay, destek başvurusunun temelini oluşturur.
T.C. Ticaret Bakanlığı, yapılan ön onay başvurularını; teklifin içeriği, hizmet sağlayıcının uzmanlığı, bütçenin uygunluğu ve planın uygulanabilirliği gibi kriterlere göre değerlendirir.

Ayrıca başvuru süreci kısaca şu adımlardan oluşur:

  1. İlgili destek için ön onay başvuru formunun doldurulması
  2. Hizmet sağlayıcıdan alınan teklif, şartname, iş planı ve benzer referans çalışmaların dosyaya eklenmesi
  3. Şirket veya işbirliği kuruluşu, hazırladığı dosyayı T.C. Ticaret Bakanlığı’na iletir.
  4. Bakanlık başvuruyu uygun bulursa ön onayı verir.

Ön Onay, Destek Hakkı Kazanmak Değildir

Bu arada sık yapılan hatalardan biri, ön onayın destek hakkı kazandırdığı düşüncesidir.
Oysa ön onay sadece ilk adımdır.

Sonuç olarak Bakanlık ön onay verse bile bu durum kesin olarak ödeme garantisi vermez. Ön onay sonrasında da destek başvuru sürecinin mevzuata uygun ve eksiksiz yürütülmesi gerekir.

BİLDEM: Sürecin Her Aşamasında Yanınızda

BİLDEM olarak; ön onaydan destek ödemesine kadar tüm süreci adım adım planlıyor, firmaların dosyalarını mevzuata uygun şekilde hazırlamalarına destek oluyoruz.

Ayrıca 5447 Sayılı Karar Başvuru Süreci Adım Adım Rehberimizde tüm süreçleri detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Doğru planlanmış bir ön onay süreci, sonraki tüm destek aşamalarının da sorunsuz ilerlemesini sağlayacaktır.
Başarılı bir destek başvurusunun temeli, doğru kurgulanmış bir ön onay sürecidir.